Kurgusal Refleksiyon-Resim Sanatı Ve “Fatih Oto” Eserleri

/ 25 Ekim 2022 / 141 views / yorumsuz

Sanatçı önce sanatı kendinden başlatıp yaşantısına yansıtmasını bilmelidir. 

Kurgusal Refleksiyon-Resim Sanatı Ve “Fatih Oto” Eserleri

Kurgusal refleksiyon resim yapma yöntemi olup boya ve renklerin bu açıdan uygulanmasıdır. Şimdi burada değindiğimiz refleksiyona ve uygulama tarzına açıklık getirmemiz gerekiyor.

Refleksiyon, felsefede düşünme üzerine yapılan düşünme edimidir ki bunu resim sanatında da uygulamaktayım. Sanatçı doğadaki renkleri, şekilleri inceler, onları zihninde bir kenara not eder. Bu açıdan sanatçının doğada bulunuşu estetik bir incelemeye, araştırmaya karşılık gelir. Resimleri ise atölye ortamında kurgusal olarak gerçekleştiririm. İzlenimciler doğrudan doğadan çalışırlar. O anda ortama düşen renk ve ışıkları değerlendirirler. Kurgusal refleksiyonda ise buna ihtiyaç yoktur. Doğa gerekli bilgileri verir ama onu göründüğü gibi kopya eden bir benzetmeye gidilmez. Doğasal veriler yalnızca temel bilgilenmeye kaynaklık eder. İş resme dökmeye geldi mi burada yöntem olarak uyguladığım kurgusal refleksiyon işler. Bu aynı zamanda sanatçının özgünlüğü ve yaratıcı edimidir. Eğer bir görsele bağlı kalarak resim yapılıyorsa orada yaratıcılıktan ziyade yansıtmacılık söz konusu olur. Oysa sanatın karakterinde olan farklı bir şeylerin yakalanıp gösterilmesidir.

Boyanın uygulanışında ışık, gölge, renkler ve doku oyun alanım olur. Önsel olarak düşündüğüm bir doğa deseninde ışık ve gölgeler, renk uyumu önem kazanır. Yine bütün bunları bütünsel bir denge içinde kurgusal olarak tuvale geçirmem esastır. Kurgusal refleksiyon dediğim yöntem ve tarz da bunun açıklamasını verir. Resmin bütününde en küçük bir ışık ve renk parçasının dahi nasıl bir tesir yaptığını bilirim. Kazanılan tecrübeler bu konuda ressamın nasıl oynayacağının olanaklarını sunar. Renkleri birleştirip çeşitli tonlara getirerek kullanırım. Rengin kullanım ve değerlendirilmesi geniş bir uzmanlık alanı olup işin içinde renk psikolojisi, fizik etkiler bulunmaktadır. Her renk her yerde uygulanamaz. Hele resimde bir denge ve uyum isteniyorsa renklerin seçiminde dikkatli olmak gerekir. Hangi renk hangi renkle iyi sonuçlar verir, bunlar bilinmelidir. Kurgusal refleksiyonda görünenin değil de tuvalde yansıtılması istenen renklerin seçilmesi asıldır. Bazı renkleri kullanmak zor ve risklidir. Renklerin frekans etkisini göz önünde bulundururum. Renk düzenlemelerinin terapik bir gücü vardır. Her rengin insan zihni üzerinde bıraktığı etkiler farklı olur. Örneğin yeşil, sağlığı destekleyen bir renktir ama resimde uygularken ölçülü kullanımını bilmek gerektirir. Her rengin farklı tonları vardır. Burada renklerin ölçülü ve dengeli kullanımının önemi ortaya çıkar ki resim sanatının zorlu taraflarından biridir. Tuval içerisinde bir yığın renk parçası bulunur ve bunların birbiriyle uyumlu olması söz konusudur. Her rengin kullanımında miktara dikkat etmelidir. Bir bakıma kimyadaki sentezi yapılan maddeler gibi bir ölçüye sahip olmalıdır. Fazlası ya da noksanlığı resimde kendini belli eder.

Sanatçı önce sanatı kendinden başlatıp yaşantısına yansıtmasını bilmelidir. Tuval-sanatçı ilişkisi yalnız bir el hareketi, teknik değildir. Günümüzde sanat, özellikle mesleki eğitimde bir test aracı haline getirilerek yanlış-doğru değerlendirmesine bağlı bir teknik resme, kısaca zanaata indirgeniyor. Zanaat önemlidir ama oraya takılıp kalmak sanatsal gelişmeyi engeller. Birçok zaman resim sanatı daha çok fotoğrafa yaklaştırıyor ki yaratıcı olmanın olanakları ortadan kaldırılmış oluyor. Resimlerimde dokuya önem veririm. Ağaç gövdeleri bu yönde bana geniş bir oyun alanı sunar. Doğa yakından bakıldığında ayrıntıları, hatta karmaşıklığı taşır. Ağaç gövdeleri üzerinde her çeşit ayrıntıyı, rengi buluruz. O zaman (tabii fotoğraf gibi resim yapmıyoruz) bu dokuları kurgusal refleksiyonla ifade ederiz. Resmi bitirdikten sonra değişik ışık ortamında dingin bir şekilde inceler, gözüme çarpan sorunlu yerler olursa onları düzeltirim.

Doğanın içinde bir dağınıklık vardır ama bütünselde bu dağınıklık görülmez. Resmi yaparken bu noktaya dikkat etmekteyim. Resmin bütününde bütünselliğin yakalanmış olması önemlidir. Tabii onun içinde karşıtlıklar; sıcak soğuk, açık koyu, parlak mat gibi ince ayrımlar bulunur ama bütünselde dengelenmiş bir uyum söz konusu olur. Resim aynı zamanda bir dramatizasyon yaratmadır.
Doğaya bakarak resim yapmak güzeldir ama doğayı sindirip kurgusal refleksiyonla resim yapmak araştırıcı, yaratıcı, üslup kurucu olmayı gerektirir. Bu şekilde çıkacak her resim kendi bünyesinde bir yere sahiptir ancak yöntem ve tarzın ortak paydalarını taşır. Resim sanatında böyle bir yöntem sanatçıyı doğa, yaşam, tuval döngüsünde bir diyalektiğe götürür. Felsefi boyut açısından böyle bir bütünsellik sanatsal edimin sürekliliği anlamına gelir.

Fatih Oto

Fatih Oto Eserleri :

Yayınlanmış Kitapları:

1992, roman, Siyah Kristal, Bursa
2004, roman, Edim’in Hayatı, Pencere Yayınevi, İstanbul
2006, öykü, Çapraz İlişki, Bursa
2006, roman, Değişen Zaman, Bursa
2006, roman, Tuvalin Gölgesinde, Bursa
2013, roman, Koanı Bulmak, KKM Yayınları, Ankara
2013, felsefe, Sistematik Felsefe, KKM, Ankara
2017, felsefe, Estetik ve Sanatın Felsefi Kökenleri, KKM, Ankara
2018, felsefe, Zihnin Metafiziği, KKM, Ankara
2019, felsefe-psikoloji, Dünya Görüşü ve Yaşam Sanatı, Dorlion Yayınları, Ankara
2020, roman, Konversiyon Histeri, Dorlion Yayınları
2021, roman, Ustalar ve Çıraklar, Lora Yayıncılık (Florakitap)

Fatih Oto Kimdir:

Yıldız Üniv. Kocaeli Müh. Fak. MYO Elektrik Bölümünden mezun oldu. Anadolu Üniv. Felsefe Lisanı üç yıl sürede onur derecesiyle bitirdi. Eğitim Bilimleri Enstitüsünde Karakter ve Değer Eğitimi Yüksek Lisansını yaptı. Türk Dili ve Edebiyatı Yüksek Lisansa başladı. Psikoloji sertifikaları bulunmakta. Çeşitli dergi ve gazetede yazıları çıktı. Resim sanatıyla da uğraşı olup sergiler açtı.