Yakup Yaşar yazdı: “KALPLER”

Bir yere ateş düştüğünde yüreği yanan herkese ithafen…

Yakup Yaşar yazdı: “KALPLER”
Yayınlanma: Güncelleme: 249 views

“Allah kalplerde (gizli) olanı bilir.”-Fâtır Suresi; 38. Ayet-

Asıl cehennem orası değil mi? İnsanlar cehennemi neden yanlış yerde arar? Ya da cenneti… Her ikisinin var olduğu yer orası değil mi?

Allah’ın ilminden Allah’a sığınırım… İhtimal ki herkes kalbinde olanın müstahakkını yaşayacak. Herkes kendi cennetini veya cehennemini kalbinde inşa edecek.

Gözlerin gördükleriyle insanlara kimlik biçenlerin yanılgısı bir tarafa; suizanna düşenlerin cehenneminin harı yakacak kalpleri. Gerçek cehennem bu değil mi? Niyetler…

Ameller savrulurken havada… Gözler överken asıl cehennem sakinlerini, kalpler daralacak. Riyakarlığa derin anlam yükleyenler yanılacak belki de. Her yanılgı, dünyada yalancı bir rahatlamanın kapısını aralayacak belki; ama kalplerde harlanan yangın yakacak insanları… Riyakarları… Münafıkları…

İnsanın en talihsiz yanı ne biliyor musun? Aslında bir münafık olduğunu bilmemesi. Kendini cennete layık görecek kadar hadsizleşmesi. Bütün amellerinde en az bir menfaat gizliyken Allah’ı kandırma yanılsamasına ömrünü kurban etmesi… 

İnsan ne yaptığını bilir; fakat neden yaptığını bilmez. Kendi nefsinin sesini Hakk’a mâl eder. İhtimal ki cenneti beklerken cehennemi kalbine inşa eder. Kendi kalbine… 

Her insan cenneti ister… Her nefs… Lakin çok az insan o kalpte bir cennet inşa etmeye muvaffak olur. Kalbine cenneti inşa etmenin işçisi olanların tevazusunu kibriyle ezmenin peşine düşenler kaybedecek. Kendi elleriyle inşa ettikleri kendi cehennemlerinde hem de! Kendi kalplerinde…

Yaşamın insana adaletsizliği iliklerine kadar duyumsattığı girdabına çekilirken insan… Bütün haksızlıklar, zulümler ve savaşlar yutarken mazlumları… Bedenin ölümle anılan duruşuyla zamanın, görevi zamansızlığa bırakışı ve ruhun kalpte inzivaya çekilişi… Sonsuzluk…

Sonunu bir tek Yaradan’ın bildiği varlığın yani zamanın zamandan yoksun bırakışı ruhu. Bir kalbin içinde üstelik! Beden yaşamla temas halindeyken o kalpte irade sahibinin inşa etmekle meşgul olduğu cennet ya da cehennemle tanışması ruhun… Ölümsüzleşmesi…

Toprak altına itilen et yığınının zamanla çürümeye yüz tutması… Riyayla, hırsla, kibirle kirli et parçalarının kemiklerden sıyrılıp yok olması… Hiçliğin hegemonyası…

Toprak üstünde sırasını bekleyen bedenlerin hakikate sağır kalmayı meziyet sanması… Birbirine benzeyen bütün kemiklerde yapışık et parçalarıyla tanınmayı ve övgüye layık olmayı maharet sanan insanın kendi cehenneminde yanması… Ve hepsinden geriye kime ait olduğu gözlerle belirlenemeyen kemik parçalarının kalması… Hiçliğin dünyaya ibretlik emaneti…

İnsanın bir türlü ibret almaması… Zulümlerin ısrarla devam etmesi… Her zamanın kendi zalimini doğurması… Ve her zalimin zulmüne aşık et yığınlarının kalabalıklığı… Zulme sessiz kalmayı iyi insan olma sahtekarlığıyla gizleyen insanın korkaklığı…

Korkaklığın bitirmediği tekerrür edişi tarihin… Bir çemberin içinde aynı yönde gitmeyi ilerleme; sürekli başladığı yere tekrar gelmeyi gelişme sayan insanın kalbinde olanı aklıyla çözümleyememesi… Zalimin silüet olarak değişmesi; ama zulmün hiç değişmemesi… Bir de et yığınlarının…

Kalplerinde cehennemi inşa etmezken, korkaklığı yüzünden cenneti de inşa edememesi insanın… Arafta kalışı… Bütün iyilerin korkaklığa yenik düşmesi… Cehennemden korkması; ama cenneti de hak edememesi…  Hayat…

Hayat bu işte… Bir zalim, sırtına bindiği et yığınlarıyla zulmünü arşa çıkarırken, iyilerin korkaklıklarına güç yetirememesi… Cehennemdekilere araftakilerin eklenmesi… Arafta kalanın cennetten uzaklaşması ya da…

Allah’ın kalpte olanı bilmesine umarsız insanların yalancı bahara kurban vermesi amellerini… Niyetinde olanı gizlemesi… Kendine dahi söyleyememesi… Ve cennete erişme hayallerini korkaklığına esir vermesi… Kalpte gizli olanı bilenden korkmayan insanın cehennemin dibine sürüklenişi belki de… 

Çocukların ahları inletirken semayı… Taşan gözyaşlarının gökyüzünden yere düşmesine yağmur demesi insanın… Duyulmayanın, bilinmeyenin sorumluluktan kaçmaya yetmediği gerçeğine sağır insanlar… Bizler… Yenildik… Kalbimize hem de! 

Yakup Yaşar

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.