Kaldırım / Yakup Yaşar

ÖYKÜ

Kaldırım / Yakup Yaşar
Yayınlanma: Güncelleme: 488 views

Sevgi sevene aittir; sevilene değil. Seven sevdiğini sevdiğine belli etmek zorunda olmaz … Olmamalı…

Bir kaldırım var karşımda… Uzunca bir yol üzerindeyim. Başladığım yeri unuttum. Bu yol nerede biter bilmiyorum.

Bir yol var ve ben o yol üzerinde tedirgin biçimde yürümekteyim. Garip bir his bu. Başına ve sonuna hâkim olamadığım bir yolun yolcusu olmaktan ürkmekteyim.
Sanki yol her an bitecekmiş gibi bir korkuya ev sahipliği yapmakta yüreğim. Yürüyeyim evet yürüyeyim; ama yüreğimdeki hissin yaydığı sis yüzünden önümü görememekteyim.

Yaşamanın ihtimal ki gizemli taraflarından biriyle cebelleşmekteyim. Adına gelecek denen gaybı bilmemekteyim. Bilmek mi daha ağır bilmemek mi? Bilmenin yükünü taşımak mı zor yoksa bilmemenin hafifliği altında ezilmek mi?

Muhtemel sonlar beklerken beni ben gaybın karanlığına esir düşmekteyim. Bilincin kendisinden karanlık diye bahsettiği sonsuz şimdiki zamanının henüz duyumsayamadığım yerini merak etmekteyim.

Belki de karanlık değil asıl aydınlık kendisi; lakin bilmemenin insanı sorumluluktan uzaklaştırdığı kolaycılığa kaçmaktayım sanki. Gerçek aydınlığa karanlık demekteyim.

Bir yol var evet; ama bu yol kenarında bir kaldırım görmekteyim. Hayatın beni haya ettiğim edimlerimle sınadığı yerde kalbime tadına doyumsuz hisler aşılayan biri var kaldırımda.

Beni mi beklemekte; yoksa o dururken tevafukken ben mi ona gitmekteyim bilmiyorum. Öylece duruşu dahi bana yetmekte üstelik. İçinde derin ürperti ile yol alırken bir kaldırımda yüreğe hoş duygular armağan eden birini görmek ne güzel!

Yoldayken bir kaldırıma çıkmaya mola derken insanlar ben kendimce gerçek yolcuğuma doğru yön değiştirmekteyim.

Kaderden kaçamayanların yazgısına teslim olmaktan mutluluk duyduğu anları yaşar gibiyiz. Gözlerimiz merhaba derken birbirlerine biz o gözlerden süzülen duyguya esir düşmekteyiz.

İnsanın özgür olmamanın iyi tarafına yanağını yasladığı yerde birikirken öpme isteklerimiz… Biz hepsini ertelemekteyiz. Öpmek tüketmeye başlamanın ilk adımı sanki.

Bedenlerin temasında başlayan eksilmelerin tükettiği sevginin ardından yas tutmaktansa, içimize hapsetmekteyiz tüm dürtülerimizi. Nedendir bilmem eş zamanlı bir his sarmakta kalbimizi. Lezzetli bir his hem de!

O hissin lezzetini dürtülerimize yem etmekten mi çekinmekteyiz yoksa o his bize kâfi mi gelmekte? Birbirine eş sorular belirirken zihnimizde biz kalbimizde beliren duyguyla ilgilenmekteyiz.

Gözlerinde hüzün var. Gözlerimde hüzün… İki hüzünlü bakışın sevince evrildiği yerindeyiz zamanın. Zamansızlığın içinde… Asıl yolculuğun dehlizinde ya da…

Gerçek yolculuk bu değil mi? Gidememek… Bir yerde çakılı kalmanın yolculuğu… Zamanın gitmesi… Mekânın değişmesi… Bedenin ilerlemesi… Fakat bilincin her zaman o yerde çakılı kalması… Asıl yolculuk bu değil mi?

Bellekte biriken yığıntıların kasveti sararken bilincin sahneye çağırdıklarını… Bilinç sahnesi sürekli aynı filmin hiç unutulmayan sahnesine ev sahipliği etmekte.

Gözler gözlerle temas halinde… Parıltılı düşlerin aktarımında ışıldayan bakışlar yansımakta sürekli perdeye. Bir yolda bilinmezliğin yolculuğunda biri bir kaldırımda öylece bekleyen birine âşık olmakta ve o aşk hiç bitmesin istemekte.

Taşıması güç bütün olumsuz duyguları hafifleştiren bir his otağını kurmakta bir kalpte. Yolun yolcuya geçmişi unutturduğu anda olmakta hepsi. Geriye dönüşü imkânsız kılan bir unutuş bu. Yolun devamını bilememenin yaydığı korku hissinin dayattığı geri dönme fikrine bir başkaldırı belki de!

Unutmanın güzel tarafına yaslanıyorum geçmişe yas tutmak yerine. Ve koltuğuma yaslı biçimde bilinç sahnemde izlerken o gözleri yeniden o kaldırımda beliriveriyorum sanki.

O kaldırım sürekli ilerlemeye ürktüğüm yerde beni beklemekte. Bana bakarken üzerinde beliren parıltının kaynağı gözlere kilitlenmekte bilincim. O gözlerin sahibi o kaldırımda beklerken sanki ben ona doğru gitmekteyim. Sürekli hem de!

Bitmeyen bir yolculuk bu… O gözlerle bir bakışta kavuşurken gözlerim… Zamanla beraber her şeyin durduğu muazzam bir sabitliğin içerisinde ona doğru gitmekteyim… Düşlerimde…

Yakup Yaşar

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

YORUMLAR (1)

  1. Doğrudur, sevgi sevene aittir, sevilene değil… Pervane, ateşin aşkıyla yanıp tutuşsa da ateş, pervaneyi bilmez ki!..

YORUM YAZ

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.