ANLATI
Bazan duygular düşünce özgürlüğünü elimizden alıyor, kendimizi ifade edemiyor, bir bardak çayın deminde hasbihâl edemiyoruz. Hayallerimizi susturuyor, kitap sayfalarında teselli arıyoruz.
Edebiyat fakültesinde öğretim üyesi ile yaptığı sohbet iyi gelmiş , bu kendini analiz etme yetisini geliştirmişti. Bugün yazmama kararı aldı ,Persona 1966 filmini izlemeye karar verdi….
Persona, Ingmar Bergman’ın yazıp yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği, Bibi Andersson ve Liv Ullmann’ın oynadığı 1966 yapımı İsveç avangart psikolojik drama film…Psikolojik korku unsurlarıyla karakterize edilen Persona, birçok eleştirel analiz, yorum ve tartışmanın konusu olmuş etkileyici bir film.
İzlemek dinlendirdi , daha yalın bakmaya başladı hayata dair her şeye. Filmi izlerken anda kalmaya konsantre olmaya başladı ve zihnini allak bullak eden teferruatlardan arındırdı, bu güçlü ruhsal bir seçim!
Tercihlerimiz, yargılamaya açık değil mi?
Müziğin notalarında kaybolmak, denizde yüzmek , kalabalıktan uzak bir koyda çıplak yüzmek gibi “Var olmak denilen o umutsuz düşü! …” arıyor bedeni.
İhanet vicdan azabını körükler! Aykırı düşler, yasak dokunuşlar, ruhu arındıran arzular ve bir araya gelemeyen kelimeler…
Nefesi ensesinde, kurumuş dudakları, tutkuların esiri olmuş gizli bakışlar.
Persona.
“Canım, hep böyle yaşamayı isterim, bu suskunluk ile bir köşede yaşamak, ihtiyaçları asgariye indirmek ve hissetmek. Bu hırpalanmış ruh kendini onarmaya başladı.”
İtiraf edince rahatlayacağımızı zannederiz. Oysa muhataba güvendiğimizi zannettiğimiz kişiye büyük bir koz vermişizdir. Yalanlarla yaşamak zannettiğin kadar korkunç değil. Bırak yalan kalsın…
Konuşmayan, dinlemeyen kavrayamaz…Dinlemeye ikna etmek için nasıl bir yol izlemek gerekiyor?
Kendi yalnızlığımızda mutluysak bundan kime ne? Soğuk, ruhsuz, yalan bir karakter!
İkindi sohbetlerinde konuşma aralarında geçen filmde başrol oyuncuları, senaryolar ve karakterler üzerine sohbet etmişler sohbetin heyecanı ile karakterleri anlatmakta zorlanmıştı.
Akşam saatlerinde evine döndü, odasına çekildi ilk iş olarak sinema üzerine araştırmalar yaptı. İzlenilesi film listesi oluşturdu. Bu acayip mutlu etmişti. İkindi sohbetinin hakkını vermişti. Kaliteli bir gün…
Ne kadar basit geliyor değil mi? Heyecanı dinmeyecek bir gün , izlenmeyi bekleyen filmler birkaç sayfa anlatı. İşte mutluluk , işte haz.
Soğuk ve lakayt bir kadın!
“Benimle istediğini yapabilirsin ama ulaşamazsın!”
Sözcük kalabalığı ; anlaşılmaz bir sanat.
Züleyha Tuna
02.09.2025
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.