Sevgi Erol Öçal’ın İncelemesiyle: “Bir Yanılsamanın Tragedyası”

KİTAP İNCELEMESİ

Sevgi Erol Öçal’ın İncelemesiyle: “Bir Yanılsamanın Tragedyası”
Yayınlanma: Güncelleme: 301 views

Yazar Enver Karahan 1983 İzmir doğumlu “Beşinci Sanat” Edebiyat Kültür ve Sanat Sitesinin kurucusu ve aynı zamanda yöneticisidir. Öykü Şiir ve İnceleme yazıları çeşitli dergilerde ve Edebiyat Sitelerinde yayınlanan Enver Karahan’ın “Zamana Yenik Düşler” adlı bir şiir kitabı bulunmaktadır

“Cumhuriyet in 100. Yılında İz Bırakan Kalemler”, “Şiir Treni“ ve “Öykü Dükkanı” adlı derleme kitaplarında yer alan Enver Karahan, halen A.Ü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde eğitimine devam etmektedir

Yazarın “Zamana Yenik Düşler” adlı Şiir kitabı, zaman, düşler, insan ve varoluş kavramları ekseninde kaleme alınmış şiirlerden oluşmuştur

“Bir Yanılsamanın Tragedyası” isimli öykü kitabı ise zaman, düşler, insan ve varoluş kavramlarının derinliğinde şekillenen kaygı ve ruhsal çöküntülerin oluşturduğu insan hallerine ve toplumsal sorunların yaşam üzerinde yarattığı olumsuzluklara değinen öykülerden oluşmaktadır.

Kitap, Ekim 2023 Liman Yayınevinden çıkmıştır. 178 sayfadır. Kitabın içinde 25 öykü mevcuttur. Öyküler okuyucuyu içine dahil eden, sorgulatan, duygulandıran, okuyucuya ayna tutan içerikle kaleme alınmış, oldukça başarılı ve derinliği olan cinstendir.

Yaşanan durum olay olgulardan kesitler sunan öyküler, okuyucuyu kendi içinde yolculuğa çıkarıyor Bazen öfke dolu tıka basa hüzün, bazen de açlık yokluk boşluk hissi ile yüzleştiriyor okuyucuyu. Bazen bir düşünce yağmuru ile ıslatırken, bazen kar, ayaz, tipi, boran, alabora hissi ile sarsıyor.

Uçucu Kül gibi renksiz, gri bulutların maviyi gizlemesi gibi umutsuz savuruyor öyküler bazen insanı. Vuruyor inceden yürekten; kırılıyor içinizde bir yerlerde bir şeyler. Tükeniyorsunuz…

Öyküler o kadar çok bizden, o kadar biz ki. Sen, ben, o, siz, biz, onlar anlatılmış. Ayrı ayrı hikâyelerimiz resmedilmiş sanki. Genç ve yetenekli yazarın müthiş gözlem yeteneğinin dinamik kalemi ile birleşmesi okuyucuyu gerçeğin derin dehlizlerinde gezdiriyor. Derin kuyularda saklanan gizli, dehşetli, sisli karanlık sularda boğuyor. Taktığı maskesiyle tanıştırıyor. Oynanan oyunları, oyuncuları deşifre ediyor. Her Öykü bir hayat, içinde her türden duyguyu saklayan. Yazılanları okurken tam da orada, o anda oluyor. Olayların, betimlemelerin, yorumlamaların merkezine kendinizi koyuyorsunuz.

“Hep bir mücadele halinde insanlar.
Yaşadığımızı zannediyoruz ama aslında sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz
Birileri yaşamlarına yaşam katarken bizler o “yaşayanların” birer aracı oluyoruz. “

Bu cümleler kitabı oluşturan öykülerin ana damarı gibi. Toplumsal sorunların ağırlığı, insanları yaşayan birer ölüye, makineye, robota dönüştürürken, yalnızlık duygusu bir örümcek ağı gibi insanları hapsetmiş. Prangalı köleler haline dönüştürüp, ruhsuz bedenler yaratmıştır. Herkes kendi yalnızlığında, kendi başınadır. Kimseden kimseye bir fayda yoktur. Çaresizlik dört bir yanı kuşatmış, tüm ruhlar kendi hapishanelerinde çürümeye terkedilmiş tir.

“Yağmur ağaca varlığını hatırlatıyor
Bense var olduğumu mezarlığa bakarak anımsıyorum. “

Yine çok düşündüren cümleler. Bir ‘DÖNGÜ’ den söz edilmiş. Hayatın var olmanın bir döngüsü var. Her şey birbiri ile bağlantılı. Her durum, olay, olgu, oluşum bir diğeri ile alakalı. Ya bir neden; ya da bir sonuç var ortada. Hiç bir şey yoktan var olmuyor. Her şeyde bir denge var. Düzen, kaide, kural var. Doğanın kendi yasaları var.

İnsanoğlu da bu yasalara uyum sağlamak için gerekli olan ne varsa yapmalıdır. Denge mühimdir. Yaşamak için denge şarttır. Toplum yasaları da, doğa yasaları ile uyum sağlamalıdır. Aksi halde dengesizlik sistemsel sorunlar yaratır. Katlanarak büyüyen acıların hüküm sürdüğü bir dünya ile çevrili bir kısır döngü, insanlığı tutsak eder.

“Herkes farklı görüyor bir şeyleri bende öyle. Hangimizin gördüğü aslında gerçek?”

Çarpıcı bir cümle daha. Yazar Enver Karahan her öyküde başka bir ayna tutuyor okuyucuya. Başka bir pencere açıyor. Yeni sentezlere götüren analizler yapıyor. Adeta bir mimar gibi. Yapıyı temelden ince ince işleyerek, sağlam projelerle büyük şiddetteki sarsıntılara dayanıklı hale getiriyor.

25 öykü, hepsi farklı konu, hepsi hayatın ta kendisi. Hepsi insana ait ve hepsi birbiri ile bağlantılı. Öyküleri okurken kayıp oluyor, çıkmaz sokaklardan usanıyor, kıyıya vuran balıkların cansızlığında nefessiz kalıyor, insan olmaktan utanıyor, insan insana bunu bilinçli olarak ‘nasıl yapardan’ tutun da, ‘bu kadar kötülük nasıl yapılır’ a kadar bir o yana bir bu yana savruluyorsunuz İnsan olmaktan bıkıyor yoruluyorsunuz.

Kitaba adını veren öyküyü okuyunca hiçbir şeyin (olay, olgu ,durum, insan) göründüğü gibi olmayabileceğini anlıyor; insanlar, durumlar, olaylar, olgular için yorum yaparken acele etmeden iki kere düşünerek hareket etmenin gerekliliğine inanıyorsunuz.

Kitaptaki öyküler inanılmaz derecede yaşanmışlık kokarken, yazarın kendi içinde kendisi ile verdiği mücadeleye de tanık ediyor sizi. Yazar, her durum, olay, olgu için önce kendisi ile yüzleşiyor. Önce kendisini sorguluyor. Duygu sarmalında asıyor benliğini. Yaralıyor ruhunu. Üzülüyor, kanıyor, kahroluyorum, yok oluyor…

İçinizden yüksek sesle yazarı kutluyor, hayran oluyorsunuz. Zira herkesin harcı değildir, çuvaldızı önce kendine batırmak. Yazar Enver Karahan bunu büyük bir cesaretle yapıyor. Çıplak gerçekle, çıplak ruhunu çiziyor. Bedenini parçalara ayırıyor. Beynini zorluyor. Sözcükleri disipline sokuyor.

25 öykü 25 milyon kere, milyar zaman, durum kesit…
Kolay değil varoluş.

Varoluşun bir ağırlığı var. Bir Duruşu, bir dinamiği. Varoluş sürekliliği, değişkenliği, eylemselliği olan ete kemiğe bürünmüş, ciddi yürek isteyen bir yaşam, bir nefeslenme halidir. Yazar Enver Karahan’da varoluşun dayanılmaz güzelliğini ve insan olmanın ağır sorumluluğunu izliyor, görüyor, tanık oluyorsunuz.

Gurur duyuyorsunuz; genç kuşaktan böyle büyük güçlü kalemlerin varlığı neşelendiriyor sizi. Umut ediyorsunuz yeniden ve inançla. Var olmanın sevinci ruhunuzu dansa kaldırıyor. Müziği duyuyorsunuz. Baharın önlenemez gelişi gibi tomurcuğa durmuş kır çiçekleri gibi yaşamak anlam kazanıyor. Ve bir dilek tutuyorsunuz içtenlikle kabul görsün diye.

“Sevgili Enver Karahan, iyi insanlara denk geliniz Yolunuz ışıklı Yıldızınız parlak olsun. ”

” Bir Yanılsamanın Tragedyası”
Yazar: Enver KARAHAN
Ekim 2023
Liman yayınları
178 sayfa
25 öykü

MUTKAKA VE HEMEN OKUNMALI

Psikolog Sevgi Erol Öçal

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.