“Sabahattin Ali Oyunu” Kasım ayında tiyatro sahnesinde / Heybet Akdoğan

ETKİNLİK / TİYATRO

“Sabahattin Ali Oyunu” Kasım ayında tiyatro sahnesinde / Heybet Akdoğan
Yayınlanma: Güncelleme: 164 views

Bir sabah vaktiydi. “Yazıyor…yazıyor…” diye bağırıp mecmua satan çocuklar, Sabahattin Ali’nin öldüğünü duyuruyorlardı. Bulgaristan’a insan kaçıran bir şebekenin başı olan Ali Ertekin adında biri, Sabahattin Ali’nin kaçmasına; onu öldürmek için yardımcı olmuştu. Sonunda Sabahattin Ali’yi başından darp ederek öldürmüştü.

Çok okunan, usta bir edebiyatçı olduğu için hemen hemen Sabahattin Ali’yi tanımayan yoktu. Öyle bir acı toplumda meydana geldi ki; yıllardır onun acısı kalplerde tazeliğini korumaya devam ediyor. Hapisler yattı. Yazıları ve kitapları sansürlendi. Sürgünler yaşadı. Ama tüm engellemelere rağmen Sabahattin Ali yaşadıklarıyla ve eserleriyle ölümsüzleşti. Sanatını, mensubu olduğu toplumdan soyutlamadı. Toplumdan bağımsız hiçbir edebiyat akımını savunmadı. İçinde bulunduğu dönemin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel gerçeklerini eserlerine yansıttı. Ülkesinde yaşanan kapitalist gelişimi; burjuvaziyi ve halkı ele alarak, edebiyat yoluyla toplumu aydınlatmaya çalıştı.

Sabahattin Ali toplumcu gerçekçilik anlayışıyla kentten, kırsala uzanan toplumsal eylemleri ve ilişkileri, hayatın yalınlığını esas alarak, herkesin anlayacağı bir üslûpla eserlerine aktardı. Ezilen, sömürülen emekçi kesimin sözcülüğünü üstlendi. Yazdığı yazılarda bütün olayları nedensellik bağlamında ele alan Sabahattin Ali, toplumu oluşturan farklı sosyal sınıflar arasındaki ilişkiyi, günlük hayatın canlılığından uzaklaşmadan yazmaya çalıştı. Ölümsüz edebiyatçımız gerçekçi bir yazar olduğu için, eserlerinde hayatı gözlemlemekle kalmadı aynı zamanda edebiyatla; hayatı değiştirmenin mücadelesini verdi. Bu sebeple Sabahattin Ali’nin eserlerinin belli bir teze dayalı olarak yazıldığını söyleyebiliriz. Bu amaçla insanlara sanatıyla hizmet eden ünlü edebiyatçımız, eserlerinin ana temasını suçlu, kurban ve kurtarıcı üzerine inşa etmiştir.

Burjuva sanat anlayışında yer alan ” Sanat sanat içindir” felsefi anlayışına karşı yazarımız “Sanat toplum (halk) içindir görüşünü ilke edinmiştir.

Her sanatçının topluma bir şeyler vermek gibi bir kaygısının olduğunu biliyoruz. Ancak her sanatçının topluma sunmak istedikleri, sahip olduğu dünya görüşüyle doğrudan alâkalıdır. Sabahattin Ali’nin dünya görüşü, ezen-ezilen toplumsal sistemi sorguladığı için; edebiyatçımızın halka vermek istediği ise, ezilen sınıfın neden ezildiği ve bu sorunun nasıl ortadan kalkacağı üzerine kurulmuştur. Yazarımızın eserlerindeki toplumsal yapı, diyalektik açıdan birbirine zıt sınıf ve tabakalardan oluşmaktadır. Bu bağlamda kapitalizmi temsil eden toplumsal yapı; ezenler, bürokratik yapı, görevi kötüye kullanan kamu görevlileri ve iktidarın baskı mekanizmaları, diyalektik çerçevede edebiyatın diliyle işlenmektedir. Sabahattin Ali edebiyat dünyasına önce şiirle başladı. Daha sonra öykü, roman, oyun, çeviri, eleştiri ve fıkralarla edebiyat dünyamızı zenginleştirdi. Eserlerindeki insan sevgisiyle; hiçbir insanın kötü olmadığını okuyucularına anlatmaya çabalıyordu. Bozuk düzenle ve yasaklarla, insanın sevgi dolu dünyasının nasıl bozulduğunu ispatlamaya çalışan yazarımız, sanatın; yozlaştırılan insan doğasını düzelteceğine inanıyordu ve sanatını bu bilinçle icra ediyordu. Sabahattin Ali, edebi dilini en çok siyasi eleştiriler için kullandı. Canının iktidar yüzünden yanmasının nedeni de buydu. Sabahattin Ali’nin eserlerinde psikolojik derinlikle birlikte, çevre ve toplumun insan üzerindeki etkileride ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır. Hikâyelerinde, romanlarında; toplumcu, eleştirel, romantik ve psikolojik gerçekçilik bir aradadır. Eserlerinde insanların iyi yönleri ile düzenin acımasız kanunları arasındaki farklılıkların yarattığı çatışmalar derinlemesine sorgulanmaktadır. Sabahattin Ali’nin eserlerindeki şifre sevgidir. Hikâyelerinde, romanlarında sevgi, karşılık beklenmeden yer almaktadır. Kıymetli edebiyatçımız öykü ve romanlarındaki insanları daha çok anlatma ve tasvir yöntemleriyle tanıtır. Kişileri içinde bulundukları tutumlarıyla tarif eder.

Sabahattin Ali gerçekçi bir yazar olduğu için nesnellikten hiçbir zaman ayrılmamıştır. Sabahattin Ali hakkında yazmanın; yazdıkça yetersiz olduğunun farkındayım! Hakkında, sayısını bileyeceğim kadar yazılıp çizilen Sabahattin Ali’nin, kasımda seyirciyle buluşacak oyunu, usta edebiyatçımız hakkında sadece yazmanın yeterli olmadığını bir kez daha bizlere hatırlatıyor. Erol Çelik’in hazırlayıp yönettiği ” Sabahattin Ali Oyunu” isimli tiyatro eseri, Kasım ayında seyircisiyle buluşacak.

Erol Çelik tarafından hazırlanan oyun, büyük üstadın son iki gününü anlatıyor. Yazımın giriş bölümünde de kısaca aktardığım gibi, yazarın nasıl öldürüldüğü sahnede canlandırılacak. Hazırlanan oyunda üstadın son iki gününün yanısıra, döneminin ideolojik yapısı, sınıfsal durumu ve insan ilişkileride seyircilere takdim edilecek.

Şu an provaları süren oyun, “EG Yapım”ın prodüksiyonluğu ile kurmaca bir tarzda Kasım ayında oynanacak. Böylesi bir çalışmanın provalarını duyup okumam benim için sürpriz oldu. Sevinmemek elde değil! Tabii ölümsüz olan bir edebiyatçının yıllar sonra tekrar sanatın konusu olması ise hiç şaşırtıcı değil! Ölümsüz olan her şey gibi, Sabahattin Ali’de birçok sanatçının, aydının bilinçaltında hâlâ sorgulayıcı yerini koruyor.

Hem edebiyat hem de siyasi dünyamızın kara lekelerinden biri olan Sabahattin Ali’nin katledilmesi, hiçbir zaman unutulmayacak. Onun son sesi “Istranca” dağlarında hâlâ yankılanıyor! Ve onun eserlerinden bizlere verilmek istenen mesaj ise, insanlığın kurtuluşu için hâlâ bir güneş gibi doğmayı bekliyor.

Heybet AKDOĞAN

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.