Karanlığın Eşiğinde İnsan: Tünel, Raylar ve Varoluşun Diyalektiği / Tamer Çiçekdemir

İNCELEME

Karanlığın Eşiğinde İnsan: Tünel, Raylar ve Varoluşun Diyalektiği / Tamer Çiçekdemir
Yayınlanma: Güncelleme: 590 views

Fotoğraf sahibi YUSUF ÖCEL, 1963 doğumlu ve Adana’da yaşamaktadır. 2007 yılından bu yana Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (AFAD) üyesidir. Uzun yıllar dernekte fotoğraf okuma dersleri, sanat tarihi içeren atölyeler ve sosyal sorumluluk projeleri yürütmüştür. Fotoğraf 2011 yılında Adana’da çekilmiştir.

Bu fotoğraf, ilk bakışta yalnız bir figürün karanlık bir tünelden ışığa doğru yürüyüşünü gösterir. Ancak dikkatle bakıldığında, bu sahne tekil bir anı belgelemekten çok, insanın tarihsel, toplumsal ve psikolojik serüvenini katmanlı biçimde görünür kılan güçlü bir metafora dönüşür. Tünel burada yalnızca fiziksel bir mekan değil; insan bilincinin, modern dünyanın ve tarihsel zorunlulukların kesiştiği bir eşik olarak okunur.

Kompozisyon, geometrik bir kesinlik ile insanın kırılgan varlığı arasındaki gerilim üzerine kuruludur. Demiryolu rayları tek bir kaçış noktasında birleşerek izleyicinin bakışını istemsizce figüre ve arka plandaki yoğun ışığa yönlendirir. Bu yönlendirme yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda felsefi ve ideolojik bir dayatma gibidir: İnsan, önüne döşenmiş bir yol üzerinde yürümeye mahkum edilmiş izlenimi verir. Figürün silüet halinde sunulması, bireysel kimliğin bilinçli biçimde silinmesini sağlar; burada karşımızda duran kişi belirli bir özne değil, tarih boyunca yürümüş ve hala yürümekte olan “insan”dır.

Siyah-beyaz tonlama, fotoğrafı belirli bir zamandan kopararak onu tarihsel bir sürekliliğin içine yerleştirir. Yüksek kontrastlı ışık kullanımı, klasik resimdeki chiaroscuro tekniğini çağrıştırırken, karanlığı daha baskıcı; ışığı ise neredeyse yakıcı bir belirsizlik haline getirir. Bu ışık net bir kurtuluş vaadinden çok, ulaşılması gereken ama ne olduğu tam olarak bilinmeyen bir ufuk gibidir. Psikolojik düzlemde tünel, bilinçdışının karanlık alanlarını, bastırılmış korkuları ve varoluşsal sıkışmışlığı temsil eder. Figürün ağır ama kararlı yürüyüşü, romantik bir yalnızlıktan ziyade insanın kendisiyle yüzleşmek zorunda kaldığı varoluşsal bir yalnızlığa işaret eder.

Karanlık, Gılgamış Destanı’nda Enkidu’nun vahşi ve doğaya ait yönünü temsil ederken; aydınlık, Gılgamış’ın medenileşmiş, bilinç kazanmış halini simgeler. Benzer bir ikilik, Freud’un ilkel benlik (id) ve süper ego tanımı üzerinden de okunabilir. Bu bağlamda fotoğraf, insanın içindeki ilkel dürtülerle toplumsal ve ahlaki bilinç arasında süregelen gerilimi görselleştirir.

Fotoğraf, kamil insan fikrini neredeyse sessiz bir yürüyüşle anlatır. Karanlıktan aydınlığa doğru ilerleyen figür, Platon’un mağarasından çıkmaya cesaret eden insanı çağrıştırır; hakikate yönelen ama yükünü hala sırtında taşıyan biri gibidir.
Rayların arasındaki tekrar eden bağlantılar, doğrudan merdiven basamaklarını düşündürür. Her biri bir bilinç eşiği, bir iç terbiye adımı, kemale doğru atılan küçük ama vazgeçilmez duraklardır. Bu basamaklar insanı yukarı taşırken aynı zamanda sabırla sınar.
Figürün hafifçe bükülmüş duruşu rastlantısal değildir. Olgunluğun ve erdemin bedeni eğen bir ağırlığı vardır burada. Bu, kibirle değil bilgelikle eğilen bir bedendir. Aydınlık sona yakındır ama henüz varılmamıştır; çünkü kemale ermek bir varış değil, karanlıktan geçerek sürdürülen bir yürüyüştür. Figürün elindeki baston ise kişinin muktedirliğini ve hayatı üzerindeki hakimiyetini görünür kılar. Bir yandan iktidar ve güç anlamı taşırken, diğer yandan Musa peygamberin asasını, kralların elindeki aslan başlı bastonları çağrıştırır; dünyevi güç ile ilahi irade arasında salınan kadim bir simgeye dönüşür.

Demiryolu, sanayileşmenin ve kapitalist üretim ilişkilerinin en somut simgelerinden biridir. Raylar, sermayenin ve tarihin döşediği doğrusal bir hattı temsil ederken, bu hat üzerinde yürüyen figür Marx’ın “yabancılaşmış işçisi”ni hatırlatır. İnsan, kendi emeğiyle kurduğu sistemin içinde, ona doğru yürürken kendine yabancılaşmıştır. Işık burada ilerleme ve özgürleşme vaadi olarak okunabilir; ancak bu vaat sürekli ertelenir. Tıpkı kapitalist sistemin sunduğu ama hiçbir zaman tam anlamıyla gerçekleşmeyen kurtuluş söylemi gibi.

Fotoğraf, 20. yüzyıl modernizminin karanlık yüzüyle güçlü bağlar kurar. Hümanist fotoğrafçılığın geometrik düzen anlayışı, özellikle Henri Cartier-Bresson’un kompozisyon hassasiyetini çağrıştırırken; endüstriyel mekanların dramatik siyah-beyaz anlatımı Sebastião Salgado’nun erken dönem çalışmalarını anımsatır. Ancak bu fotoğraf, bu gelenekleri taklit etmekten çok, onların açtığı estetik ve düşünsel hattı güncel bir varoluş sorusuna dönüştürür.

Figürün mutlak yalnızlığı, Heidegger’in “dünyaya fırlatılmışlık” kavramıyla örtüşür. İnsan, seçmediği bir dünyanın içine atılmıştır ve bu dünyada anlamı kendi yürüyüşüyle kurmak zorundadır. Elindeki baston, bu zorlu içsel yolculukta insanın tutunduğu son dayanak noktası gibidir.

Sonuç olarak bu fotoğraf, rayların mekanik sertliği ile insan bedeninin organik kırılganlığı arasındaki karşıtlık üzerinden modernitenin soğuk düzeni ile insanın kadim anlam arayışı arasındaki çatışmayı görünür kılar. Ne kesin bir umut sunar ne de mutlak bir karamsarlık. Gücünü, cevap vermemesinden alır. İzleyiciyi tünelin sonunda bekleyen o göz kamaştırıcı ama belirsiz ışıkla baş başa bırakır ve sessizce sorar: İnsan, yürüdüğü bu yolu gerçekten kendi iradesiyle mi seçmiştir?

Tamer Çiçekdemir

Kaynakça

Platon, Devlet (Mağara Alegorisi), çev. Sabahattin Eyüboğlu – Hasan Âli Yücel Klasikleri.
Sigmund Freud, Ben ve İd, çev. Selçuk Budak, Metis Yayınları.Uygarlığın Huzursuzluğu, Metis Yayınları.
Karl Marx, 1844 El Yazmaları, çev. Kenan Somer, Sol Yayınları.
Martin Heidegger, Varlık ve Zaman, çev. Kaan H. Ökten, Agora Kitaplığı.
John Berger, Görme Biçimleri, çev. Yurdanur Salman, Metis Yayınları.
Susan Sontag, Fotoğraf Üzerine, çev. Reha Akçakaya, Agora Kitaplığı.
Henri Cartier-Bresson, The Mind’s Eye, Aperture.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.