Aydın Akyüz yazdı: TÜRK ŞİİRİNİN MODERNLEŞME SERÜVENİ – IV

KURUCU POLEMİĞİ -2

Aydın Akyüz yazdı: TÜRK ŞİİRİNİN MODERNLEŞME SERÜVENİ – IV
Yayınlanma: Güncelleme: 1.387 views

Unutulan Bir Reformcu: Cenap ŞAHABETTİN

Cenap Şahabettin, Muallim Naci etkisinde klasik şiir yazarken Abdülhak Hamid hayranlığıyla şiirde yenilik sevdasına düşmüş bir şairdir. Ondan aldığı mirası yüksek seviyelere çıkarıp yüceltmiştir. Askerî hekim olarak Paris’e gönderildikten sonra sembolist şiirle tanışmış, yurda döndükten sonra şiiri Batı etkisinde modernleştirme çabalarına girişti. Fransız şiirinin nazım şekillerini uygulamayla başladı işe. Yenilik girişimleri tepki görünce Servet-i Fünûn topluluğunda buldu kendisini. Burada Tevfik Fikret’le şiiri modernleştirme adına bir dizi denemelere girişti. Siyasetle işi yoktu. Hayattaki bütün amacı sanat yapmaktı. (Fakat emekli olduktan sonra bir şekilde siyasete alet oldu. Bir dizi meseleler yaşanacak ve geleceğine mal olacaktı.)

Türk şiirinin modernleşmesine öncülük eden Tevfik Fikret’le birlikle Cenap Şahabettin’in de bu işte çok büyük bir emeği vardır. Şiirimizin teknik anlamda modernleşmesi bu şairin cesaretli denemeleriyle olmuştur. (Bir üçüncü şahıs da Halit Ziya’dır ve “edebiyatın modern üçüzleri” olmuşlardır.) Her şeyden önce Türkçe üzerinde düşünmüş bir ediptir. Dili ayrı bir sanat olarak ele almış, kelimenin duyuş ve söyleyiş imkânını genişletmiş, cümlenin uyum ve düzeninden başlayıp seslerden heceye kadar ince ince şiirin yapısı üzerinde çalışmıştır. Ses ve ritmin üzerinde bu kadar durması onu Ahmet Haşim’den çok önce şiirde musiki olgusuna ulaştırmıştır. Cenap, öyle bir şarkı söylüyordu ki şiirle, mısraların kısalığını ve uzunluğunu bile ritimle vezinliyordu. Sürekli yeniyi çalışıyordu. Estetik hazza ve duyuş güzelliğine ulaşmak amacındaydı. Şiirde güzelliği arayan Cenap, bu amaçla aruzun klasik kalıplarını kırıp serbest müstezatla yeni vezinler denemiş ve böylece istediği duyuşa/ezgiye ulaşmıştır. Bu duyuşu şiir geneline yayarak hem şeklin hem da anlamın sınırını genişletmiştir. Şiirdeki bu yayılım onu, duyarlılığını ifade etme amacıyla kompozisyon oluşturmaya yöneltti. Kafasında, kulağında, gözünde, sesinde, bilincinde ve kalbinde hissettiği duyguları şiire yansıtmaya çalıştı. Kurallarla değil duygularla kurdu şiirini. Şiirine bakıldığında aslında onun resim yaptığı görülüyordu. Şiiri sanat olarak icra ediyordu. Bunu amaç edinmişti. Çünkü Batı’da duyguyu algılama ve ideale ulaşmada şiirin araç, sanatın da asıl amaç olarak kullanılma yönünü görmüştü. Cenap, modern şiir meselesinde öncü olarak zikredilen Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’den on yıllar önce Batı’nın sanatını yerinde (Paris’te) tecrübe edip çoktan içselleştirmiş, girişimci denemeleriyle yenilik çalışmalarında zaten epeyce bir yol kat etmişti. Onlar, halihazırda dile getirilmiş, çoktan ortaya konmuş ve denenmiş fikirlerin üzerine şiir anlayışlarını inşa etmişlerdi. Temel sağlam atıldığı için de başarılı olmuşlardı. Onun temellerinin üzerine Ahmet Haşim ve Yahya Kemal tam anlamıyla şiirin modernliği olgusunu oturtacaklardı.

Cenap Şahabettin, şiirlerinin yanı sıra Servet-i Fünûn Dergisi’nde yayımladığı düz yazılarıyla da yenilik anlayışını ayrıntısıyla açıklamaya çalışıyordu. Cenap, düzyazıya/nesre ayrı bir değer veriyor, onun imkânları üzerinde çalışıyordu. Ayrıca sanat anlayışına yöneltilen değerlendirmelere ilmî olarak cevap veriyordu. Giriştiği tartışmalardan galip çıkmasını biliyordu. Böylece eleştiriyi de ayrı bir tür olarak ele alıp eleştiri türünün gelişmesini sağlıyordu. Yahya Kemal onun bu yönünden hareketle Cenap’ın nazmını nesirden ayıramadığını dile getirecekti. Ayrıca onun dilde eskiyi (Arapça ve Farsça ağırlıklı dilini) bırakamadığını söyleyecekti. Oysa Cenap, dilin imkânlarını, kelime haznesini, cümle yapısını geliştirip yeni imkânlar sunmuştur. Nesirde makale, seyahat yazıları ve mektuplarının başarısı nedeniyle aynı Yahya Kemal tarafından övülmüştür.

Ona gelen en büyük eleştiri Millî Mücadele aleyhine yazdığı yazılara olmuştur. Hatta Yunanlıları övdüğü dile getirilmiş, öğrenciler ayaklanmış, baskılar nedeniyle müderrislik görevini bırakmak zorunda kalmıştır. Bu talihsizliğini belki gazetecilik tarafına bağlamak tarihin kendi dönemi açısından daha doğru olmalıdır. Millî Mücadele Anadolu’da başarılı olunca tavrını değiştirse de samimi bulunmamıştır. Aslında İstiklal Marşı yarışması için şiir yazmış olmasına rağmen destekleyici tavrı görmezden gelinmiştir. Millî Mücadele’ye vaazlarıyla destek veren Mehmet Akif’in yarışmaya katıldığını duyunca ona duyduğu hürmetten dolayı geri çekilmesi de bu işte ne kadar samimi olduğunu gösterir. Üstelik harf devrimi taraftarıdır. Dil Kurumu’nun çalışmalarını desteklemiştir. Destek için Türkçe sözlük üzerinde çalıştığı bilinmektedir. Buna rağmen Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi şair ve yazarları tarafından ağır bir şekilde eleştirilmiştir. Tevfik Fikret’ten sonra şiiri modernleştiren en önemli şair olması gerçeğinin unutulmasının arkasında belki bu mesele olabilir. Şiirlerini sağlığında adını koyduğu hâlde bir kitapta bile toplayamaması onun tepkilerden çekinmiş olabileceği ihtimalinden de kaynaklanabilir. (Bu konuda İnci Enginün Hoca’nın Cenap Şahabettin kitabı ve Hasan Akay’ın Yedi İklim’deki konuyla ilgili yazısı okunabilir.) 

Onun şiirinin poetikasında tesir ve tahayyülün ayrı bir yeri vardı. Şiir, ruha tesir (algısal ve ezgisel etki) etmeli ve zihinlerde hoş bir tahayyül (his ve heyecan) uyandırmalıydı. Şiir, barındırdığı kelime, cümle, anlam, biçim ve teknik gibi unsurlarıyla bir ses ortaya koymalıydı. İnsanlar bunu duyup kalbi ve diliyle mırıldanabilmeli, edebiyat zevkini algılayabilmeliydi. Çünkü ona göre edebiyattan maksat edebiyatın ta kendisiydi. Bu edebiyat tablo, heykel veya beste olarak açığa çıkabilirdi. (Cenap, burada ilginçtir; edebiyatın toplumsal yönünden ziyade tamamen sanatsal bir işlevinden bahsetmiştir.) O zaman insanlara bunu bütün duyularına hitap ederek duyurabilmeliydi. İşte bu noktada imgeyi ön plana çıkarmış oluyordu. Sembolizmin ilk örnekleri de şiirimizde görülmeye başlamış oluyordu böylece. 

Cenap, imgeyi de tasvirle vermeyi tercih ediyordu. Doğa tasviriyle kafasında kurduğu tasarımı imgeleştiriyordu. (Örneğin, Elhân-ı Şitâ şiiri bu yönüyle çok beğenilmişti. Herkesin dilindeydi.) Buradan hareketle ideasına ulaşmak istiyordu. Cenap, Tanrı ve din olgusunun yerine doğayı koyarak ya da doğanın bütün renkleriyle birlikte Tanrı olabileceği görüşünü koyarak idealine bu imgelerle varmak istiyordu. Cenap, Fransızların etkisiyle sembolist bir şiir yapmak istedi. Şüphesiz bunda epey bir yol aldı. Ahmet Haşim çıtayı yükseltti. İkinci Yeni ve 80 Kuşağı ile zirveye ulaştı. Bu kuşakların hepsinin üzerinde de etkisinin olduğu dile getirilmektedir.

Aydın Akyüz

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

 

KAYNAKÇA:
1. Ebubekir EROĞLU, Modern Türk Şiirinin Doğası, Yapı Kredi Yayınları, 3.Baskı, Şubat 2011
2. Mehmet Can DOĞAN, Modern Türk Şiiri Olgular, Eğilimler, Akımlar, 2. Baskı, Ocak 2022
4. Türk Edebiyatında Polemikler, Hece Dergisi, 2018/258-269-260
5. Hece Dergisi, Türk Şiiri Özel Sayısı, 2001/53-54-55
6. Seval ŞAHİN, Yeni Türk Şiirinin Bir Kurucu Öğesi Olarak “Süha ve Pervin”, bir muhalif kimlik Tevfik Fikret, Türkiye İş Bankası Yayınları, 2007
7. A. Kadir, Bugünün Diliyle Tevfik Fikret, T. İş Bankası Yayınları, Kasım 2014
8. Yücel Kayıran, Modern Türk Şiirinin Doğuşu, Modern Türk Şiirinin Doğuşu Modern Türk Şiiri -I, Sayı 104, S. 23-50, 2023
9. İlknur TATAR KIRILMIŞ, Güzel Kavramının Şiirde Oluşturduğu Hiyerarşi Çerçevesinde Modern Türk Şiirinin İlk İki Dönemi
10. Ataol BEHRAMOĞLU, Türk Şiirinde Modernleşme Evreleri
11. Halid Ziya UŞAKLIGİL, Sanata Dair, Özgür Yayınları, Mart 2014
12. Tarık ÖZCAN, Servet-i Fünûn Dönemi Edebiyatında Şiir Academic Knowledge, 5(2), 335-346
13. Âdem ÇALIŞKAN, Cumhuriyet Devri Türk Şiirine Teorik Bir Yaklaşım
14. Memet FUAT, Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi, oggito.com
15. Hümeyra YUVA, Türk Şiirinde Zaman Teminin Değişimi
16. Ertan ÖRGEN, Yeni Türk Şiiri ve Gelenek İlişkisinde Kaynaklar
17. Ali Sait YAĞAR, Yeni Türk Şiirinde Sevgili Tipolojileri (1860-1960), Doktora Tezi
18. Kenan SARIALİOĞLU, Modern Türk Edebiyatında Şiir ve Felsefe İlişkisi, Doktora Tezi
19. Ferudun AY, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Edebi Tercüme ve Batılılaşma İlişkisi 1864-2022
20. Bedri AYDOĞAN, Servet-i Fünûn Döneminde Edebiyat Üzerinde Oluşan Polemikler
21. Sema ORUÇ, Cenap Şahabettin ve Modern Türk Şiiri, Akademik Edebiyat Dergisi, Âşık Veysel Hatırasına Gelenek ve Edebiyat Özel Sayısı, Ekim 2023
22. Ali Sait YAĞAR, Servet-i Fünûn Edebiyatının Matbuata Aksi: Edebiyat-ı Cedîde Kütüphanesi, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Cilt: 62, Sayı: 1, 2022
23. Yalçın ARMAĞAN, Türk Şiirinde Modernizm, Doktora Tezi
24. Ulaş BİNGÖL, Türk Şiirinde Modernizm Tartışmaları
25. Atilla ÖZKIRIMLI, Ahmet Haşim, Toker Yayınları, 1973-75
26. Alim Gür, Bedia KOÇAKOĞLU, Yeni Türk Edebiyatında Kaynak Olarak Poetika
27. Halef NAS, Bir Başka Açıdan Abes-Muktebes Tartışması
28. Taner TURAN, Cenap Şahabettin’in şiirlerinde Estetik Tavır, Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 8(2), 914-934
29. Ömer ÇAKIR, Cenap Şahabeddin’in “Bütün Şiirlerine” Bir İlave
30. Atakan YAVUZ, Görülmeyen Modern & Cenap Şehabettin, Ebabil Yayınları, 2017

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.