Ali Rıza Gelirli’den yeni bir deneme: “Uygarlık, Demokrasi, Kimlik ve Öznellik” 

İnceleme: Ahmet Zeki Yeşil

Ali Rıza Gelirli’den yeni bir deneme: “Uygarlık, Demokrasi, Kimlik ve Öznellik” 
Yayınlanma: Güncelleme: 297 views

Şair-Yazar Ali Rıza Gelirli’nin deneme türündeki kitabı “Uygarlık, Demokrasi, Kimlik ve Öznellik”, Şiirden Yayıncılık etiketiyle çıktı. Kapak tasarımı Damla Yazıcı’ya ait olan kitap 154 sayfa. Merak uyandıran ve “Yazar konuyu nereye bağlayacak?” sorusuyla okuru peşinden sürükleyen 41 yazı yer alıyor. Yazılardan biri, kitaba ad olarak verilmiş. Uzun bir ad seçilmiş olması dezavantaj gibi görünse de, son dönemde deneme kitaplarıyla öne çıkan Gelirli’nin imzasının olması yeterli.

Gelirli yeni kitabında, yine samimi ve yine kendisiyle konuşur gibi aktarıyor duygu, düşünce ve görüşlerini. Ve yine kendisinden yola çıkarak yaşadığı toplumu sorguluyor. Doğal olarak, güncel politik gelişmelere de değiniyor. “Sorunu yaratan fikrin, sorunu çözmesini bekleyemeyiz” diyor. Sorunun çözümüne katkı için fanteziler kuruyor. Çünkü o, acıyı arttırmaktan sorumlu olmak istemiyor. Mutsuzluklar ülkesinde yaşamasına karşın umutsuz değil. Bunu, “Zira geleceğin tohumlarını içinde taşıyan umut verici gelişmelere gebe zaman” cümlesiyle ifade ediyor.

Kitabın arka kapak yazısı özetle şöyle: 
Sanatın zamanı kavrama biçimleri insani bilimler alanına giren kavrama biçimlerinden farklıdır. İnsani bilimler insan ve toplum gerçekliklerini, olguların aralarındaki ilişkilere göre tasnif eder, değerlendirir. Sanatçı ise her zaman insani bilimlerin bakış açısına göre eser üretmez. Sanatçının doğasında vardır bu gerçekliğe mesafe koymak, hatta bu gerçekliklerin sınırları dışına taşmak. Ali Rıza Gelirli günümüz dünyasına ilişkin sorunları ülkemizi temel alarak irdelerken bu iki farklı söylemden da yararlanıyor.

Aylar önce, Gelirli ile ayak üstü bir sohbet etmiştik. O tarihte henüz kitabı çıkmamıştı. Bir soru üzerine, maliyetlerdeki artışın kitap çıkarmayı zorlaştırdığını söylemiştim. Gelirli, “Evet ama yazdıklarımı kendime saklamak istemiyorum. Üç kişi de olsa, beş kişi de olsa birilerine ulaşmak istiyorum” demişti. Onu kutlamak gerek çünkü, yaşanan ağır ekonomik krizin kitabı ihtiyaç olmaktan çıkardığı bir dönemde, kitap çıkarmak büyük cesaret. Üstelik “deneme”nin, edebiyatın diğer türlerine göre az okunduğu bilinirken.

Kitabı oluşturan denemelerde ne var? Sevgi/aşk ve ölüm dahil, hayatın içinde olan ve konuşulan ne varsa, onlar var. Biraz felsefi biraz psikolojik yazılarda işlenen konulardan birkaç örnek vermek gerekirse… Yazmak, özgürlük, demokrasi, sorumluluk, sol düşünce, çocukluk, vicdan, korku, mutluluk… Gelirli, “Yazma Eylemi” başlıklı ilk yazısında konuyla ilgili görüşlerini geniş biçimde ortaya koymuş olsa da, bunu diğer yazılarına da yansıtmış. Çünkü yazmayı çok önemsiyor. Kendi ifadesiyle yazı ve edebiyat, onun için bir direniş organı. Yazıyla özgürleştiğini ve mutsuzluğu/başarısızlığı yazarak tedavi etmeye çalıştığını söylüyor.

Bilindiği gibi denemeler, sık sık başkalarının sözlerini alıntılıyor. Bu bir gelenek midir? Eğer öyleyse Gelirli, bu geleneğe uygun davranıyor. İşte alıntılarından bazıları:

“Kalbimi uzaklara tutarak/ Usulca baktım/ Ağzım dilim hece külleri/ Kediler, garajlar, akşam saatleri/ Gidip biraz daha yalnızlık çalıştım. (Şükrü Erbaş)

“Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır. Bu da gösterir ki, zaman ve mekan insanla mevcuttur.” (Ahmet Hamdi Tanpınar)

“En doğru fikir bile abartılırsa saçmaya varır.” (Lenin)
“Öyle kana kana içersen kendini, zehirlenirsin kendinden.” (Ece Temelkuran)

“Eğer mazlumun, kurbanın acısını hak ettiği gibi anlatamıyorsanız, bu, o kurbanın acısıyla alay etmektir.” (Theodor W. Adorno)

“Her sanatçı, bilinmeyen bir ülkenin yurttaşıdır.” (Marcel Proust)

“Ne denli çok kan ve zulüm yatıyor, bütün bu iyi şeylerin altında.” (Friedrich Nietzche)

“İnsan yanlış yaşanmış hayatın zehrini akıtmak için yazar.” (Henry Miller)

“Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol.” (Gandhi)

Gelirli, denemelerinde aforizmaları anımsatan cümlelere yer vermeyi seviyor. Bu cümlelerin, yazılarına güç ve renk kattığını söyleyebiliriz:

“Hayatın kör noktasında mevzileniyorum.”   
“An gelecek ansız kalacağım ansızın.”
“Bilinç hastalık, bilinçsizlik sağlıktır.”
“Hayat beni çiğneyip tükürmeye çalışıyor.”
“Zihinde bir gezinti, topraksız bir vatanda gezmektir.”
“Kötülüğün sınırı, aslında dünyanın sınırı.”
“Acı, bizim asıl yurdumuzdur.”
“Çocukluğu, kaderidir insanın.”
“Dünya kalbime ağır.”

Gelirli, edebiyat severlere denemeyi sevdirmeye kararlı. Gelirli’nin “Özgürlüğü Ararken” ve “İdeolojisiz” başlıklı deneme kitaplarını daha önce okuduğum için böyle düşünüyorum. Şimdi, ilgi yoksunu bir tür olan “deneme”ye sahip çıkışına tanık oluyoruz. Gelirli’nin, “Pergelin sivri ucunu kimseye sormadan istediğim yere koymaktı tüm derdim” şeklindeki cümlesiyle son noktayı koyalım. “Uygarlık, Demokrasi, Kimlik ve Öznellik”, okuru düşüncelere sevk edecek bir kitap. Online kitap sitelerinden ve Şiirden Yayıncılık adresinden temin etmek mümkün.

Ahmet Zeki Yeşil

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.