ŞİİR
satır üzerine titreyen
yaşlar kuruduysa dökülen
donan hislerimizi kalem ısıtacak
üşürüz belki diye kışa
yalın ayaklarımı alıştırsaydım
yol uzun geceler siyahtan terk
zigana geçidi geçer sahi
puslu bir bakışa itilirim
her köşeyi dönen sokak suskun
dağılır kafamda çıplak kararlar
siyah güldür hepsi
açılamayan
tutulmuş nefesin bile izi
soldan sağa savrulurum
güneşin boyunda zaten gölgem
kuşlara neden fısıldar ihbar
koşa koşa yolunmuş kanatlar
tellere dolandı bütün ayaklar
kim toplar dağılmış yankıyı
göğün cebinde bir boşluk
sesler sıkışık
kulaklar nedense kalabalık
ağaç koynundayız
oldum olası rüzgârın telaşı
dallarında kaşınan tomurcuk
kır çiçeklerinde coşkun sevinç
hatırım için köşe bucak açan
kokusu dahi kurudu burnumda
ne özlem kaldı ne de hasret
göğüs cebime de katlamadım
arkamdan sallanan mendili
ruhum güzel hem de tertemiz
yâdına süpürdüğün kadarı
sen elinle kendini sildin
ben kaybolmasın diye
kendimi yazdım
Cafer Başer
05/10/25
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.