Tülay Tuncaboylu’nun Kaleminden “Eski İstanbul’da Bir Kız Çocuğu”

Tülay Tuncaboylu’nun kaleme aldığı “Eski İstanbul’da Bir Kız Çocuğu” adlı kitap Liman Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. Liman Yayınları etiketiyle 412 sayfalık otobiyografik roman türünde yayınlanan “Eski İstanbul’da Bir Kız..

Tülay Tuncaboylu’nun Kaleminden “Eski İstanbul’da Bir Kız Çocuğu”
Yayınlanma: Güncelleme: 575 views

Tülay Tuncaboylu’nun kaleme aldığı “Eski İstanbul’da Bir Kız Çocuğu” adlı kitap Liman Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.

Liman Yayınları etiketiyle 412 sayfalık otobiyografik roman türünde yayınlanan “Eski İstanbul’da Bir Kız Çocuğu” kitabında Tülay Tuncaboylu küçük yaşlarından itibaren yaşadığı aile ve komşuluk ilişkileri ile gözlemlediği İstanbul anılarını kaleme almıştır. Sıcak, neşeli ve kendimizden bir şeyler bulacağımız bu eserin gelirinin ekonomik durumu yeterli olmayan öğrencilerin eğitiminde kullanılacağını belirten Tuncaboylu, bizlere hem anlamlı, hem de keyifle okunacak bir eser armağan ediyor.

Tanıtım Bülteninden

“Unutuldu sanılanlar aklın gizli yerindeki gizemli çekmeceyi açmasıyla uyanırlar ve ‘buradayız biz,’ diye gözler önüne serilirler.

Nasıl, neden, niçin uyandığına şaşar kalır insan.
Kendi mi aklının gizli yerindeki çekmeceyi açmıştır, açılmasının zamanı mıdır, ya bir tanesi bile açığa çıktığında diğerleri de ardı ardına ilk anıyı mı takip ediyordur?

Yoksa ‘Bu sensin, senin olmana da bu yaşadıkların, tanıklıkların neden oldu,’ diye akıl kendisiyle mi hesaplaşıyordur bilemiyorum.

Yaşananlar insanın zihninden asla silinmez, günü geldiğinde bir şekilde kendini gösterir. En azından bana böyle oldu, hâlâ oluyor, ihtimalen olmaya da devam edecek…”

Tülay Tuncaboylu kitabı hakkında ne dedi?

Şehrimin dramatik, komik, trajikomik, hayretli neşeli, kimi zaman ağlamalı sıkça da çok gülmeli anılarını anlattım dilim döndüğünce.

Çocukluğumun o unutulmaz İstanbul sokaklarını, mahallelerini ve kaldırımlarının taşında iz bırakan güzel insanlarını satırlara sığdırmaya çalıştım gücüm yettiğince.

‘İstanbul’ diye yazdığım oysa tüm ülkemin hatta dünyamızın nereden nereye geldiği, neden neye evrildiğini görmek, bilmek isteyenlerin gözlerinin önüne sermek istedim kendimce…

Yazdıkça çocukluğumun saflığını doğallığını tekrar tekrar yaşadım. Bazı bölümlerde hüngür hüngür ağlar gözyaşlarım artık topraksız kalan şehrimin asfaltlarına dökülürken, bazı yerlerde kahkahalarım gökyüzünde bulutlara yarenlik yaptı.

Bir Kız Çocuğu büyürken yozlaşan şehrinin acılarını da yüreğinde ağırdan da ağır dert ve keder olarak yaşadı hep.

Yaş alıp bedenen büyüse de; yüreği hala şehrinin en eski mahallesinde kalan bu kız çocuğu hiç mi hiç büyümedi.

Tülay Tuncaboylu

Kitaptan Alıntılar:

“Tüm yoksulluğuna, pisliğine karşın bu şehir bina bina üstüne yığılıp, beton çöplüğüne dönüşmeden, koca koca gökdelenlerden soluk alınamaz hale gelmeden önce, yaz kış camları açtığınızda sanki denizin içindeymişsiniz gibi yosun ve iyot kokusuciğerlerimize dolardı….”

“Sanırım yıllar yılı ağır iş yapan insanları gördükçe ciğerlerimin acımasının, gözlerimin kendiliğinden ıslanmasının nedeni, bu hamalların ne denli güç şartlar altında çalıştığını küçüklüğümden beri gördüğüm, o sırtın, omuzların, belin ve bacakların bir lokma ekmek parası uğruna nasıl sızım sızım sızladığını hissettiğim içindir…”

“Çocuklar zaman içinde mahallenin kendilerini yetiştiren bu fetbaz kadınlarını sulu dereye sulu götürüp susuz getirir hatta suya giderlerken onların ellerindeki suyu kendi içer şekilde kıvrak zekalı olarak büyürlerdi…”

“Komşu teyzelerimin Alamancı kocaları, kardeşleri, yeğenleri sayesinde mahallenin çocukları yaban ellerin çikolataları, gofretleri, sakızları gibiülkede olmayan yüzlerce değişik tatlarla tanıştık. Hele varlığını hayal bile edemeyeceğimiz tuhaf tuhaf oyuncaklarla sanki başka dünyalara yelken açtık…”

“Benim şehrimin kadınları müthiş pazarlıkçıydı. On liralık malı bir liraya alır ama eve gidince de”Ahh ahh elli kuruşa alabilir miydim acaba?” diye kendi kendilerini yer bitirirlerdi…”

“Kalabalığın, araçalrın hatta evlerin tüm gürültüsü sanki hiçliğe savrulmuştur. Şehir soluk bir güneşin altında, masum bir huzurla uyuyan bir süt bebeği gibi ellerinizin altında, eski ahşap evlerin yoksul görüntüsü, kremalı pasta gibi önünüzdedir artık…”

Tülay Tuncaboylu Kimdir?

1959 yılında İstanbul Üsküdar’daki doğan Tülay Tuncaboylu, ilkokulu Üsküdar Mustafa Noyan, Kocamustafapaşa Mehmet Akif Ersoy, Cihangir Firüzağa’da okudu. Paşakapısı Ortaokulu’ndan ve Üsküdar Lisesiv’nden mezun olan Tuncaboylu, Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünden sağlık sorunları nedeniyle son sınıfta ayrılmak durumunda kalmıştır. Uzun yıllar muhasebecilik yapıp emekli olan yazar Tuncaboylu Edebiyat ve sanata çok küçük yaşlardan itibaren ilgi duymuştur.  Düz yazı ve şiir yazmanın en büyük tutkusu olduğunu belirten Tuncaboylu ayrıca resim ve heykel sanatlarıyla da ilgilenmektedir.

Yazarın Diğer Eserleri :

Islak Eller Baladı  (şiir)
Ayışığı Umutları (deneme)
Ozi ve Tülüş’ün Günlükleri 1 (çocuk)
Ozi ve Tülüş’ün Günlükleri 2 (çocuk)

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.