Nurdan Aladağ Yazdı: Banu İmer ve “İki Çarpık Bacak”

25.TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nın tatlı telaşı içinde yazar dostların kalemiyle buluşmak en büyük kazanımım oldu. Banu İmer, yüreğimi ısıtan gülüşüyle ve “Bir dost kazanmanın mutluluğuyla…” diye imzaladı kitabını. “İki Çarpık..

Nurdan Aladağ Yazdı: Banu İmer ve “İki Çarpık Bacak”
Yayınlanma: Güncelleme: 493 views

25.TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nın tatlı telaşı içinde yazar dostların kalemiyle buluşmak en büyük kazanımım oldu. Banu İmer, yüreğimi ısıtan gülüşüyle ve “Bir dost kazanmanın mutluluğuyla…” diye imzaladı kitabını. “İki Çarpık Bacak”, Banu İmer’in ilk kitabı. 2020 yılının Mart ayında Mühür Kitaplığı Yayınevi’nden çıkmış. Koronanın tam ortasına doğan bir bebek olsa da, bugüne yansıyan ışıltısını özenle korumuş.

İki Çarpık Bacak” okurunu, “Hayatı, kendine söz verdiğin gibi yaşa” cümlesiyle karşılıyor. “Kendisine verdiği sözü tutabilen kaç kişi vardır?”  diye sormadan edemiyor insan. 118 sayfadan oluşan kitapta 30 deneme yazısı var.

Kitaba adını veren “İki Çarpık Bacak”, anı türünde yazılmış. Her yazıya öncülük eden özlü sözler var. Başlıklar konu hakkında merak uyandırıyor,
daha dikkatli okunmasını sağlıyor. Okundukça duymak istenilen cümlelerle karşılaşılması hem yazılanların hem de yazarın değerini arttırıyor. Kitabı okurken, “Bunu ben niye düşünmedim” ya da “Bunu bir yerden anımsıyorum” diyorsunuz.

Hatta, yazarla sohbet ederken buluyorsunuz kendinizi. Kişisel gelişim kitaplarından farklı bir kapak ve başlık altında yazılan yazılar, derinlere çekiyor okuru. Doktor, iyi olacak hastanın ayağına gelmiş oluyor…

Banu İmer şöyle söylüyor:

“Küçük damlaların birikimidir bir insanı değişime zorlayan. Daha önce yüzlerce damla düşmüştür ama o son damladır bardağı taşıran. Sarsılır, kendine gelirsin. Taşın altında kalsan sesin çıkmaz da o bir damlayla şaha kalkarsın. O son damlayı bizi kendi bilinmeyenlerimizle yüzleştirdiği için severim. Kabuğundan çıkmaktan başka seçenek bırakmaz elinde. Vazgeçmeye zorlar insanı. Bu, muhteşem bir meydan okumadır. Önce kendine, akmayan yaşam enerjine, çizdiğin sınırlara… O son damla başımıza gelen en güzel şeydir.”

Bazı yazılarında kendi deneyimlerini ortaya cesursa seriyor yazar. “Ben dersimi aldım bu yoldan gitmeyi seçtim bana iyi geldi” derken, kendi seçimini doğru yapması için yolun dikenlerini gösteriyor. Gülümserken durgun bir göle dönüştüren ironi içerikli yazı dili zihninizi yormuyor.

An gelir soğuk ve gri bulutlar, çakan şimşekler geri çekilir; gün ışıldar.”(s.37) cümlesinde umudu tüketmeden yaşama dört elle sarılmak gerektiğini fısıldıyor kulağımıza. Duymamak olası değil.

Severek okuduğum kitap, başucu kitabı olmayı sonuna kadar hak ediyor. Kalemin daim olsun Banu İmer…

“İki Çarpık Bacak” – Banu İmer – Mühür Kitaplığı 1.Basım, Mart 2020

Nurdan Aladağ

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.