Deniz Ayfer Tüzün’ün Kaleminden “DENGE” Raflarda

/ 14 Kasım 2022 / 65 views / yorumsuz

Bir öykü kitabı olarak okuyucuya ulaşmaya başlayan Denge’nin içinde biraz yalnızlığı, biraz kalabalığı, biraz hüznü, biraz yalvarmayı, yani biraz biraz da olsa, aslında yaşadığımız duyguları bulacaksınız.”

Deniz Ayfer Tüzün’ün Kaleminden “DENGE” Raflarda

Melih Cevdet Anday’ın ‘Bir eğrilik doğruluk dünyası değil bu, denge dünyası’ sözünden yola çıkarak, öykülerindeki kahramanları ile yaşamla ölüm arasındaki dengeyi, dengesizliği anlatmış Deniz Ayfer Tüzün yeni kitabında.

Üç şiir kitabı ve beş tiyatro oyununun ardından ilk kez bir öykü kitabı okuyucuya ulaşıyor yazarın.

Bir yanda çocukluğu, gençliği ve bütün bir yaşamı içerisindeki gidişleri, kaçışları, özlemleri ile kendini hayatın içinde tutmaya çalışan Ayla’yı, bir yanda gerçekleri ile yüzleşmek korkusunu cesarete dönüştüren ve bu cesareti yazan Erhan’ı bulacaksınız öykülerin arasında.

Bir çocuğun ağaçta sallanan yeşil bir hırka ile anımsadıklarını ve bugününde içinde dolaşan zehirli kıvrımları okurken, öte tarafta dizleri çekiçle kırılmış gibi zorla ayağa kalkan, kimliğini bile tanımayan Mustafa’yı bulacaksınız.

Denge’nin yazarı Deniz Ayfer Tüzün kitap hakkında şunları söylüyor:

“Evet, şiiri bir yol, yaşamak içinde bir biçim olarak gördüğüm doğru. Ancak, insanları birbiriyle ve sanatla birleştirmek gibi bir derdim olduğu için, 2018’den beri tiyatro oyunları da yazıyordum. Zaman içerisinde gerek bu oyunların uyarlandığı öyküler, gerek tanık bizzat yaşadığım ya da tanık olduğum yaşanmışlıklar sinyalinde ortaya çıkan öyküler, gerekse kendi kendimle kaldığım zamanlarda kaleme aldığım öyküsel metinler, bir anlamda ikinci bir yol oldu bana. Ve bu yolu, okur yoldaşlarımla, dost yoldaşlarımla pay etmem gerektiğini düşündüm. Denge’nin ilk adımı böyle atıldı. Bir öykü kitabı olarak okuyucuya ulaşmaya başlayan Denge’nin içinde biraz yalnızlığı, biraz kalabalığı, biraz hüznü, biraz yalvarmayı, yani biraz biraz da olsa, aslında yaşadığımız duyguları bulacaksınız.”

*
Kitaptaki dokuz öykünün bazılarından kısa bölümler de aktaralım sizlere.

“Tam yirmi beş sene olmuş hayatımın tek ve büyük aşkından kazık yiyerek, kafayı sıyırmam. Ne aşktı ama. Sen kalk üç sene boyunca adamla her şeyi yaşa, ona bütün hayatını en ince ayrıntısına kadar anlat, sonra da herif seni zil zurna sarhoş olup onca insanın içinde yerin dibine soksun. Sen de âşık olduğunla, yediğin kazıktan sonra girdiğin bunalımla kal…” (Hayat Yaşamaktır) 

“Zorla birkaç kelime çıkıyor ağzından. ‘Ben sizi çok aradım’ diyebiliyor sadece belli belirsiz. Adam buz gibi. Adam içinden kötülük çıkarmaya hazırlanıyor sanki. Elindeki çakmağıyla oynarken başlıyor konuşmaya. O konuştukça Mustafa küçücük kalıyor oturduğu yerde…” (Kimliksizin İntiharı) 

“Ses kesildi. Hiçbir şey duyulmuyordu. Sadece telefonun yere düşerken çıkardığı sesi duydum. Birkaç dakikalık şaşkınlıktan sonra polisi aramak aklıma geldi. Sonrasındaki saatler kâbus gibiydi. Her şey beş altı saatte olmuştu. Meleğin olduğu yeri bulmaları, ifade almalar, yazışmalar, duyduklarım…” (Uzaktan Uzağa) 

*
Doğmak, büyümek, sevmek, inanmak, özlemek. Bütün bir hayatımız aslında bir denge üzerinde mi? Dengemiz bozulduğunda yaşamak ve ölmekten ibaret sadece iki seçenek mi var?

Korkusuzca, babasının tecavüzüne maruz kalan bir çocuğu anlatmak ve bu anlatışta ajite etmekle değil, yaşamaya dair bir kırıntı da olsa umutla yazmak. Bu dengeyi kurmak, dengede olmak…

Peki ya siz? Sizin dengeniz yerinde mi? Öyleyse buyurun; Denge size ulaşmak için hazır.

Cumba Ajans & Yayıncılık
Eylül 2022 – 1. Baskı
Öykü – 83 Sayfa