ŞİİR
öfke daha kınında
kime çığırsa çıkacak teninden
aklına dolanmış zeytin dallarını
güvercinler yastıklara dolmuş
küplere binmiş öylesine aman
gölgesine sinmiş altın sahan
eğmiş başını bakır ibrik
aranıyor kayıp leğen
arsız dudaklar içiyor vakti görmez
tepenin solgun saatlerinde
çatlıyor orta yerinden seyir
görmez
masanın başında ağır bir ihtişam
tacından ürperen çiçekleri görmez
sulanmış gözyaşlarıyla buram buram
turfanda hevesler taşıyor sürahi
gümüşe dökülen ince boyun
kendini kristal sanıyor zaman
uzun bardaklarda çınlıyor iştah
kokuya bulanmış tuzluklar da iyot
işveli bir mendilin yanında bekleşiyor
görmez
ve üç efendi çıkıyor öne
her ete saplanmış çatal
her ağza kurulup oturan kaşık
söz kesmeye adanmış
sırlara bilenmiş kör bıçak
hiçbiri doymuyor
tükürükle parlatılmış tabakları görmez
dudaklar kızıl şerbete ıslanmış
kadehlerin tok neşesinde gece
göğsü kabaran sofraya yumuluyor pörtlek nefisler
görmez
oysa dışarıda
rüzgarın taşıdığı çakır sitem
gözlerini dikiyor bu gösterişe
çürümüş bir erdeme sürülmüş maya
akşam yine kendi keyfine içiyor
kapılar kapalı ışık hapis görmez
avluda bekleyen uzun suskunluk
yutkunuyor binlerce
görmez
Cafer Başer
