ŞİİR
gülistan masallarında yaşadıkça vurulduk
tertele mevsimi derdi halkımız
ölüm cengleri tutardı kollarımızdan
kan lekeleri
diş çatlatan çığlıklar
kabzasında katlimize tutkulu kılıçlar
sapkın soyların vahşetiyle
ölüm göğsümüzde kasılırdı
su sesiydik
akıp vardığımız her uygarlıkta
fırat kadim bereketti
arpa boyu nasırlı ellerimizle
elam’lı insanlarımızın geri gelmez sürgünlüğüne
çuldan örülü yamalı çadırlar diktik
uzay çağına evrilsede zaman
yeryüzünde hâlâ
derisi yüzülen toprağımızda
dirgen vurumu kanayan ekiniz
mitanni’li çocuklardık
yağmur kokardı çatlamış ayaklarımız
sirwan nehrinde yıkanmış çocukluğumuzla
işte o gülistan masalının ilk günahsızlarıydık
kaç bin yıl oldu görüşmeyeli avbin
adın ülkemizin atlasında hep bir ürperti
bir umut payı kaldı mı gülüşünde
ağrı dağı’nın yüzümüzü kesen kör ayazında
salyaları donunca köpeklerin
zemheriye şükür senin duandı avbin
Heybet Akdoğan
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…
