Zamansız Ölümler Ülkesi / Halil Yeni

/ 26 Aralık 2021 / 17 views / yorumsuz
Zamansız Ölümler Ülkesi / Halil Yeni

Kitap Adı: Zamansız Ölümler Ülkesi
Yazar: Halil Yeni
Yayınevi: Telgrafhane Yayınları
İlk Baskı Yılı: 2017

Tanıtım Bülteninden

Bir ülke ki; anaların çocuklarına doyamadan onları toprağa verdiği, babaların geleceklerinin kanla yoğrulduğu, gençlerin fidan fidan tırpanlandığı ve çocukların bedenlerine kurşunların yağdırıldığı ya da taciz yapıldığı coğrafya olarak anılır olsun.

Doğanın her şeyiyle yaşanılır kıldığı, insanlık tarihinin birikimlerinin harmanlandığı güzelim bir ülkenin, “zamansız ölümler diyarı”na dönüştürülmesine, yüreği yaşamdan ve emekten yana atan kim sessiz kalabilir? Yaşamı her gün kafa ve kol emeğiyle yeniden üreten genç bir emekçi olarak Halil Yeni, bu “karartma zulmü”ne sessiz kalmadığı gibi sanat emeğiyle hem tarihe not düşüyor hem de ülkenin toplumsal aydınlığına şiirsel öyküleriyle ışık yakıyor.

Haziran direnişinde yitirdiğimiz Ali İsmail Korkmaz ve Berkin Elvan gibi fidanlarımızdan oğlunun kemiklerini bile göremeden toprak olan Berfo Ana’ya, Güvenpark katliamında kaybettiğimiz canlardan Taybet İnan’a kadar sayısız insanın öyküsü, ilmek ilmek işlenmiş bu kitapta.

“Artık yaşanan her katliamdan sonra yaşıyor olmaktan utanıyor, bir özrü ve bir ömrü gidenlere borçlu hissediyoruz. Lütfen bizi affedin. Eğer hesabını sormazsak, siz hesabını bizden sormaya rüyalarımıza gelin.” diyen işçi sınıfımızın şair-yazar neferi Halil Yeni’nin davetine katılmamak mümkün mü? Elinizdeki kitap, her satırında vicdanınızı ve bilincinizi, ülkemizin ve insanlığın savaşsız-katliamsız ve sömürüsüz bir geleceğe kavuşturulması için daha çok harekete geçirecek.

İşte o geleceği kurma sorumluluğu, bu kitaptaki gerçek öykülerle yüreğimizde korlaşıyor…

-Müslüm Kabadayı

Şiddete uğramış insanların “gayriresmi” tarihi…

Yakın dönemde ölüm ve acının en kanlı tarihi yazıldı. Çok sayıda iş cinayetleri, kadın cinayetleri, çocuk, doğa katliamları, toplu katliamlar yaşandı. Gezi’den Soma’ya, Özgecan’dan Nuh Köklü’ ye, Ermenek’ten Sur’a, Reyhanlı’dan Ankara’ya kadar birçok katliam peş peşe gerçekleşti. Geride çok büyük acılar ve korkular bıraktı. Geride yarım yaşanmış hayatlar bıraktı. Ve tüm bu acılar yaşanırken sorumlu kişiler katliamlar karşısında “Fıtrat” dedi. “Kader” dedi. “Orada ne işleri vardı” dedi… Yandaş basın ve yayın kuruluşları ise katliamlara karşı tepki gösteren yaşam savunucularını “provokatör”, “terörist”, “çapulcu” olarak yansıtmak istedi. Ve tüm bunlar olurken ölümleri ve acıları meşrulaştırmaya çalışan AKP iktidarı eliyle “resmi” bir tarih yazılmak istendi. Bu kitap şiddete uğramış insanların “gayriresmi” tarihini anlatmak amacıyla hazırlandı. Bu duygularla yazıldı…”
Halil Yeni

Bir uçurtma kopsa ipinden, salına salına uzaklaşıp kaybolsa gökyüzünde, aklın kuyruğuna takılır gider. Bir tren garında, bir otobüs terminalinde veda eden sevgili “hoşçakal” deyip son busesini kondursa, yüreğin yan koltukta yol alır gider. Gurbet olsa eşin düşse döşek sırtta, karbonmonoksit kokulu yoksul sanayi mahallelerine ne vakit dönecek diye, gözlerin pencereye çakılır gider. Peki ya evlat? Evlat giderse ölümlere anne durur mu yerinde?

Zamansız Ölümler Ülkesi

Halil Yeni

Halil Yeni

1986 yılında İzmit’te doğdu. Orta ve lise öğrenimini Gebze’de tamamladı. 2005 yılında Kocaeli Üniversitesi’nden, 2008 yılında Anadolu Üniversitesi’nden mezun oldu.

17 yaşından bugüne eşitliğin, özgürlüğün ve kardeşliğin mücadelesini verdi. Mücadele içerisinde yaşadıklarını yazdı, şiirleştirdi. 2014 yılında “Fırtına Rüzgâr İçinde” adlı ilk şiir kitabı yayımlandı.

Telgrafhane, Evrensel, soL, Gazete Manifesto gibi emekten yana gazete ve internet haber portallarında gönüllü muhabirlik ve yazarlık, Yeni Haber gazetesinde sanat sayfası editörlüğü yaptı. Yazdığı bazı yazılar tiyatroya uyarlandı, oyunlaştırıldı. 2017 yılında ikinci kitabı ‘’Zamansız Ölümler Ülkesi’’ yayımlandı.

Yazarın Diğer Kitabı: Fırtına Rüzgâr İçinde

Kitap Adı: Fırtına Rüzgar İçinde
Yazar: Halil Yeni
Yayınevi: Telgrafhane Yayınları
Sayfa Sayısı: 72
İlk Baskı Yılı: 2020

Bilinci ve yüreğiyle değil de ön yargılarıyla adımladığı bir yolda, nereye gittiğini bilmeden ilerliyor bugünün insanı. Çokluk kayboluyor. Halil’in şiirlerini okuduktan sonra en çok bunları düşündüm. “Uslu olma”yı kabul etmeyen çocukların dokunaklı isyanını… Her yanıyla samimi, yaşanılası bir geleceğe dönük ve özgür dizeler… Gücünü, doğrudan eklendiği yaşamdan alan; ondan beslenen, onunla büyüyen dizeler. Vicdanını yitirmeyenlerin yüreğini kuşatan gerçek dizeler…
Taner Gülen

“Ama gel gör ki rüzgâr dinmedi daha,
Fırtına büyüyecek.
Yeşerecek kışta bahar,
Hüzünde sevinç,
Esarette yürek,
Diren dediğim çocuk serpilip boy verecek.
İpi elinde nice uçurtmalar dikilecek
gökyüzüne,
Çiçekli kanatlarıyla süzülecek.”

(Tanıtım Bülteninden)

www.besincisanat.com