Türk romanının zaman ustası Adalet Ağaoğlu vefatının 2. yılında anılıyor

/ 14 Temmuz 2022 / 100 views / yorumsuz

Hayat okyanusunda çürük bir tahta parçası yakalamışım; buna tutunup dalgaların sürüklediği yerlere doğru sürüklenip gitmekteyim. Böyle hissediyorum.

Adalet Ağaoğlu 

Türk romanının zaman ustası Adalet Ağaoğlu vefatının 2. yılında anılıyor

Çağdaş Türk romanında bir “zaman ustası” olarak değerlendirilen yazar Adalet Ağaoğlu, ardında ‘Ölmeye Yatmak’, ‘Bir Düğün Gecesi’ ve ‘Fikrimin İnce Gülü’nün de bulunduğu çok sayıda unutulmaz eseri miras bıraktı. Ağaoğlu, ölümünün 2. yılında anılıyor.

Yazı ile ilişkisini “arkadaşlık” olarak tanımlayan usta edebiyatçı, verdiği bir röportajda, “Öyle bir arkadaşlık ki insan bir kere başladı mı duramıyor artık. Bir yandan da yazarak öğrendiğim kadar hiçbir yerden öğrenmedim. Şimdi öyle bir şey ki yazmak, sigara tiryakiliğinden daha büyük bir tiryakilik. Sahiden, ben elimden düşürmediğim sigarayı kolayca bıraktım, hiç de aramadım. Fakat yazmayı bırakamadım. Tiryakilik o dereceydi. Şimdi yaklaşık 2 yıldır evden dışarı çıkamıyorum. Yine de yazmadan duramıyorum. Yazmak, su içer gibi içimden geliyor hep.” ifadelerini kullanmıştı.

Ağaoğlu, bir röportajında edebiyat yaşamına şiirlerle başlama hikayesini ise şöyle anlatmıştı:

“Çok genç yaşımda şiirle başladım, hatta Nurullah Ataç’ın da jürisinde bulunduğu üniversite gençleri arası bir şiir yarışmasında birinci seçilmiştim. Bu beni epey şaşırttı, aynı zamanda çok da korkuttu. Çünkü şiir kolay bir iş değil, ona o yaşta ne kadar hazırlıklı olduğumu bilemiyordum. Ama büyük bir aşk ile bunu bir süre sürdürdüm.”

Yaptığı bir açıklamada, yaşadığı dönemde uğradığı sansür nedeniyle tiyatro oyunu yazmayı bırakıp, roman yazmaya yöneldiğini anlatan usta kalem, şunları kaydetmişti:

“İlk romanım çıktığı zaman dönemin en ünlü eleştirmenleri çok kötü şeyler yazdılar bu kitap için. Fakat ben sokakta yürürken okurun ‘İyi ki Ölmeye Yatmak’ı yazdınız. Ne kadar başka bir roman.’ deyip beni yoldan çevirdiği oldu. Ben okura karşı sorumluluk duydum. İnan ki sizlerin bana ne diyeceğini, en çok bunu düşünürüm. O sorumluluğu hep duydum. 90 yaşında hala duyuyorum. Bu katlandı, hiç bitmedi. Ben okurum sayesinde var oldum. Eleştirmenler sayesinde var olmadım. Biz böyle buluştuk.”

Her zaman üretken bir yazar oldu

Oyunları: “Bir Piyes Yazalım” (S. Uzgören ile, 1953), “Evcilik Oyunu” (1964), “Tombala” (Türk Dili dergisi, 1967), “Çatıdaki Çatlak” (1969), “Üç Oyun” (1973), “Kendini Yazan Şarkı” (1977), “Oyunlar” (1982), “Çok Uzak Fazla Yakın” (1991), “Duvar Öyküsü” (1992), “Şiir ve Sinek” (1992), “Oyunlar I-II” (1993), “Toplu Oyunlar” (1996).

Romanları: “Ölmeye Yatmak” (1973), “Fikrimin İnce Gülü” (1976), “Bir Düğün Gecesi” (1979), “Yaz Sonu” (1980), “Üç Beş Kişi” (1984), “Göç Temizliği” (1985), “Hayır…” (1987), “Ruh Üşümesi” (1991), “Romantik Bir Viyana Yazı” (1993), “Dert Dinleme Uzmanı” (2014)

Anı ve hikayeleri: “Damla Damla Günler” (2004), “Yüksek Gerilim” (1974), “Sessizliğin İlk Sesi” (1978), “Hadi Gidelim” (1982), “Hayatı Savunma Biçimleri” (1997), “Toplu Öyküler I” (2001), “Toplu Öyküler II” (2001)

Deneme, eleştiri ve söyleşileri: “Geçerken” (1986), “Gece Hayatım” (1992), “Karşılaşmalar” (1993), “Başka Karşılaşmalar” (1996), “Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar” (2002)

Derlemeleri: Güner Sümer / Toplu Eserleri I-II (1983), Seçmeler (1993)

Çevirileri: “Mezarsız Ölüler (J. P. Sartre 1962), Kafkas Tebeşir Dairesi (B. Brecht,1963), Durand Bulvarı (Armand Salcrou, 1967), Amerikano Manyaklar (Razvani, 1973)

Oyunları: “Bir Piyes Yazalım” – 1953, “Yaşamak” 1955, “Evcilik Oyunu” 1964, “Tombala” 1967, “Çatıdaki Çatlak” 1969, “Sınırlarda” 1969, Üç Oyun: “Bir Kahramanın Ölümü”, “Çıkış”, “Kozalar” – 1973, Kendini Yazan Şarkı” 1976, “Çok Uzak-Fazla Yakın” 1991,”Duvar Öyküsü” 1992, “Fikrimin İnce Gülü” 1996, “Çağımızın Tellalı” 2011