Fatih Cihat Köksal

Metin Ve Angeli / 10 – Aklımı Kurcalayan Saatler
Anılar günahlar gibi asla unutulmuyor. Öyle olur olmadık zamanlarda insanın içini kavurup duruyor. Ne kadar kaçmaya çalışsan da ufak bir müziğin tınısı gibi paçandan yakalayıp kabuslar gördürüyor. Belki de sabah..
Metin Ve Angeli /8 – Çocuk Gelin
Ertesi gün Cemile sabahtan geliyor. Gelirken de Kült böreği getirmiş. Demliyoruz çayı oturuyoruz sofraya. ‘‘Kız pudra şekerini uzat.’’ ‘‘Çok dökme Metin amca.’’ ‘‘Neden?’’ ‘‘Şekerin çıkmasın.’’ ‘‘Kızım bende şeker yok ki.’’..
Metin Ve Angeli /7 – Soğuk Savaş
Yorulmuşum dün. Öğlene kadar tembellik ediyorum. Televizyonda da musiki denk geliyor, keyfime diyecek yok. Kalkıyorum bir ara lavaboya, aynada herifin biri bana bakıyor. Ulan tipe bak diyorum. Aklıma düğün geliyor...
Metin Ve Angeli /6 – Gözlerin
Ertesi gün öğlen kahveyi boşladım diyorum. Gidiyorum demlik Fuat’ın mekanına. Herifin yedi sülalesi kahvecilik yapınca mahalleli demlik Fuat lakabını takmış. Bir arada kendi ismiyle demlik çıkarmış tabi tutmayınca mahalleliye satmış...
Metin Ve Angeli /5 – Hoşgeldin
Sabah aklımda Suat’la uyandım. Aç karnına sigaramı içip kahvaltı faslına başladım. Pencere tıkırdayınca dışarının yağmurlu olduğunu fark ettim. Eylül işte sıcak ama yağışlı, aşk kokar sokaklar, ağaçlar utancından döker yaprakları...