Sessizliğe özlem

/ 8 Şubat 2021 / 125 views / yorumsuz
Sessizliğe özlem

Etrafımda, nede çok manasız nidalar uçuşuyor. Hepside benim keyfimi kaçırmaya yetiyor. Anlamsızca gülüşmeler, kahkahalar; sonu hiçbir yere varmayan, her buluşmada hep aynı konuların bahsedildiği konuşmalar ve yanlarında duran bir başka kişinin, her söyleneni onayladığı mimikleri. Keşke bozulsa diye her duymamda dile getirdiğim, araç kornaları. Bazen, sağır olsam bundan daha mutlu olur muyum diye düşünmüyor değilim. Böyle düşünen başka birileri de var mıdır acaba? Gecenin sessizliğini, gündüze taşıyabiliyor olsak hiç fena olmazdı. Hiç olmazsa, geceleri bu kadar yorgun bir halde, sürüne sürüne gitmezdik belki de yatağa.

Kaçtığım her yerde mutlaka beni buluyor, bu kıyamet gürültüleri. Her birinin iç içe geçip, karışık ve karmaşık bir halde, bir kar kütlesi gibi üzerime üzerime yuvarlanışı ve benim bundan kaçmaya çalışırken ki sergilediğim acınası tavır, çaresizliğimi yüzüme yüzüme çarpıyor ve beni esir alışına şahit oluyorum ne yazık ki! Kulaklarımı tıkamanın faydasızlığıyla, fayda verecek bir arayışa düşüyorum. Dilimin ucunda biriktirdiğim nice kelamları kullanmayı ret edip boşluğa süpürüyorum. Çünkü dilimiz, insanoğluna sunulmuş nimetlerden biridir ve bu nimete en büyük nankörlük, bu dili gereksiz, faydasız ve zararlı bir şekilde kullanıyor olmaktır.

Bazen, hayallerimin aşırılığında, tüm insanlığın topyekün sağır olarak uyandığı bir dünya canlandırıyorum. El ve yüz hareketlerimizle iletişim halinde olduğumuz, herkesin beden dilini eksiksiz olarak öğrendiği bir dünya. O zaman, dil için verdiğimiz ve bedelini hayatlarımızla ödediğimiz savaşların son bulacağı, farklı dillerdeki anlaşmazlığın ortadan kalkacağı ve en önemlisi de, sessizlikle tüm ruhların huzurlu bir dinlenme yaşayacağı bir dünya olacaktır.

Bu düşüncemin olumsuz yanlarını hiç düşünmedim. Elbette ki olumsuz yanları vardır. Belki de, olumlu yanlarından daha fazladır; ama o zamanda hayal kurmuş olmanın bir anlamı kalmamış olur. Gerçeğe takılacak diye, hayal kurmaktan mahrum mu kalayım? Takıldığım gerçekleri aşmakta, şu söz aklımın hep baş köşesindedir:‘’Hayalinde sınırı aşmak var ise, mayınlı araziyi geçmeyi göze alacaksın’’

Enver Karahan