Röportaj: ARUZU YAŞATAN ŞAİR “EDİZ SERVAN ERDİNÇ”

/ 30 Eylül 2022 / 192 views / yorumsuz

Aruz ölçüsüyle yazmak ciddi anlamda zordur ama aruzu seven kişi için sevgi dolu bir uğraştır.

(Ediz Servan Erdinç) 

Röportaj: ARUZU YAŞATAN ŞAİR “EDİZ SERVAN ERDİNÇ”

“Vaktinden önce” ve “La Dilruba” kitaplarının yazarı, eğitimci kimliğiyle tanıdığımız, yazar ve şair Ediz Servan Erdinç’le gerçekleştirdiğimiz röportajda, hem Ediz Servan Erdinç’ i daha yakından tanımış olduk; hem de eşsiz bir miras olarak nitelendirdiği aruz ölçüsünü yaşatma gayretinde olduğuna ve bu bilinçle geleceğe iyi eserler bırakma isteğine tanık olduk.

B. S. : Kendinizden kısaca bahseder misiniz., Kimdir Ediz Servan Erdinç?

Servan Erdinç: Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde doğmuş olan, kendini bildi bileli hep edebiyat içinde olan, edebiyat öğretmeni olan, bir şiir kitabı ve bir romanı dışında yarınlara her zaman umudu olan biridir.

B. S. : Şiire olan merakınız ne zaman başladı? İlk şiirinizi ne zaman yazdınız.?

Servan Erdinç: 12 yaşındayken, bir gün yolda yürürken aklıma ‘canımda kalacak hiç kopmayacaksın’ cümlesi geldi, eve gittiğim vakit istem dışı ellerim bu cümleyi kağıda yazdı ve yine istem dışı olarak bu cümleden sonra art arda cümleler de gelmeye başladı, daha sonra bu şiirime ‘canımda kalacak hiç kopmayacaksın’ ismini verdiğimi hatırlıyorum..

B. S. : La Dilruba adlı şiir kitabınız var. Bu kitap hakkında bize ne söylemek istersiniz?

Servan Erdinç: Lâ Dilruba, üniversiteyi okuduğum yıllarda yazmış olduğum şiirlerimden oluşuyor, tabii ki kitaba koymadığım şiirler de oldu, üniversiteden önce yazmış olduğum hiçbir şiiri kitaba koymadım ve üniversitede yazdığım bazı şiirlerimi de kitaba koymadım, sanat sanat içindir ilkesi ile sanat toplum içindir ilkesini harmanlayarak aşk üzerinden toplumsal sorunlara olgun bir şekilde yaklaşmaya çalıştım, kitabımdaki şiirlerim serbest, hece ve aruz ölçüsüyle yazmış olduğum şiirlerimden oluşmaktadır, 2019 yılında okuyucuya merhaba diyen kitabım 2022 yılında da şiir severler tarafından kucak dolusu sarılmayı bekliyor.

B. S. : Çeşitli dergilerde ve internet portallarında yayınlanmış şiirlerinizi görmekteyiz. Bu tür mecralarda bulunmak bir yazar için ne ifade eder?

Servan Erdinç: Evet, şiirlerim çeşitli gazete, dergi, antoloji, fanzin ve internet portallarında yer aldı. Elbette ki bu durum her şair için oldukça güzel bir duygu olduğu gibi benim için de oldukça güzel bir duygu çünkü şiirlerim hiç tanımadığım insanlara ulaştı, ulaşıyor, ulaşmaya devam ediyor. İnsanlar da nahif bir sıcaklıkla sevgilerini dile getirdi, getiriyorlar ve inanıyorum ki getirmeye devam edecekler, ben de bunun bilincinde olduğum için daha iyi şiirler yazmak için daha fazla gayret ediyorum.

B. S. : Türkiye’de roman, öykü, deneme gibi türlerin yanında, şiirin yeterli ilgiyi görmediğini düşünüyor musunuz?

Servan Erdinç: Ben tam tersi edebiyat türleri içinde en çok şiirin sevildiğini gördüm. Kanımca insanlar da ölçüler içerisinde en çok hece ölçüsünü seviyor çünkü hece ölçüsü hem muhteva hem de dış görünüm olarak insanlara en çok hitap eden ölçüdür, ahenkli olması ve kulağa hoş gelmesi de buna saiktir.

B. S. : Aruz ölçüsünü yaşatan ve ileriye taşıma düşüncesinde olan sayılı şairlerden birisiniz. Ediz Servan Erdinç, neden aruz?

Servan Erdinç : Aruz hem ecdadımızın bizlere bıraktığı eşsiz bir miras hem de şiirin içindeki mana olarak en etkili ölçüdür bana göre. Kuyumcu titizliğiyle yazma güzelliği olması nedeniyle ve ruhu da müzik olarak doğurduğu için çok seviyorum.

B. S. : Aruz ölçüsünün bilgi ve deneyim istediğine katılır mısınız? Aruz ölçüsüyle yazmak zor mudur?

Servan Erdinç : Aruz ölçüsüyle yazmak ciddi anlamda zordur ama aruzu seven kişi için sevgi dolu bir uğraştır. Aruzda kalıplar olduğu için şiir baştan sona kadar aynı ölçüyle yazılmalı ve şapkalı harfler dediğimiz uzun ünlüler olmadan aruzla şiir yazmak mümkün değildir, bu da şiir yazan kişiyi Farsça ve Arapça olan sözcüklere yöneltiyor. Bundan dolayı aruzla şiir yazmak isteyen kişi hem aruzu severek yazmalı hem de elinden geldiğince Farsça ile Arapça olan kelimeleri bilmeli, bunlar dışında da ivedilikle öğrenilecek olan tatlı zorluklar bulunmaktadır. 

B. S. : Okullarda aruz ölçüsü konusunun ezbere ve zorlamaya dayalı olduğunu düşünüyor musunuz? Bu durum Aruz ölçüsünün sevdirilmesinde ve ilerlemesinde engel midir?

Servan Erdinç : Eğitim sistemimiz önceleri ezbere dayalı olmakla birlikte şimdi öğrenmeye dayalıdır. Tabii ki buna rağmen ezberi tercih eden öğretmenlerimiz bulunmaktadır. Aruzun ezber şeklinde ya da öğrenme teknikleriyle ifade edilmesi sorun teşkil etmez fakat zorunluluk her konuda olduğu gibi aruzda da olmamalı çünkü zorlama ve tehditlerin olduğu bir okulda öğrenciler aruza odaklanmış olmayacaktır, verimsiz mezunlar görmekten dolayı kalbimize hüzün çökecektir, bundan dolayı sevdirilmeye çalışılmalı ki hemen hemen tüm öğretmenlerimizin böyle yaptığına inanmak istiyorum.

B. S. : En sevdiğiniz şairler kimlerdir?

Servan Erdinç : Serbest şiirde Attilâ İlhan, hece ölçüsünde Necip Fazıl Kısakürek ve aruzda da Fuzûlî.

B. S. : Yazarken sizi en çok zorlayan şey nedir?

Servan Erdinç : Şiiri çok sevdiğim için hiç zorlanmıyorum, daha iyi yazmak için bilinçli olarak yavaş yavaş yazıyorum.

B. S. : Şiirler bazen duyulan bir kelimeyle şekillenir bazen ise gözleme dayalı bir durumdan beslenerek ortaya çıkar. Ediz Servan Erdinç’in şiirleri nasıl ortaya çıkmıştır? İlhama inananlardan mısınız; yoksa belli bir ön hazırlığınız var mı?

Servan Erdinç : Belli bir ön hazırlığım hiç olmamıştır, çoğunlukla 2015’te tanıdığım ve şiirlerimi kendisi için yazdığım sınıf arkadaşım bana ilham veriyor, eğer ilhama inanmak diye bir şey varsa, ilham kendisine ‘Dilruba’ ismini verdiğim hanımefendidir ve bence şiir en çok hayalle ortaya çıkan bir şeydir.

B. S. : En sevdiğiniz şiiriniz hangisidir?

Servan Erdinç : Serbest şiirlerimden ‘Akşam Tabureleri’ , hece şiirlerimden ‘Bilin İstedim’ , aruz şiirlerimden de ‘maşûğa bin defa ölmek gelir Servân’a düşer’ mısrasıyla bitirdiğim gazeli seviyorum.

B. S. : Ediz Servan Erdinç’in geleceğe ait projeleri nelerdir?

Servan Erdinç : Allah’a layık bir insan olmak, ülkeme layık bir vatandaş olmak, anne ve babama layık bir evlat olmak, kardeşlerime layık bir abi olmak, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı olmak, tüm edebî türlerde eserler vermek, hamse sahibi olmak, hülasa büyüklerin örnek göstereceği ve küçüklerin de örnek alacağı biri olmak.

B. S. : Son olarak okuyucularınıza ne söylemek istersiniz?

Servan Erdinç : Hepiniz birbirinden rengârenk ve birbirinden değerlisiniz, bu günlere gelmem ve daha iyi yazmamdaki en güzel saik sizlersiniz. Bununla birlikte binlerce eser ortaya koysam bile hiçbirinin sizler kadar muhteşem olamayacağını bilmenizi arzu ederek en necip sevgi ve en kallavi saygılarımı sunuyorum, kendinize hep şiir bakın, kalbi muhabbetle.

Edebiyata olan katkılarından dolayı, Beşinci Sanat olarak kendisine teşekkür eder; bu saygın yolculukta kendisine başarılar dileriz.

Mefâilün Feilâtün Mefâilün Feilün

Güzel, senin yüreğin hangi vakt imâna düşer
O kan lebün ile ancak gönül devâya düşer

Bu Mecnûn leyl û nehâr mâvi gözlerinde umut
Bulup güler ama her dem neden belâya düşer

Bu endamın bırakır herkesin ruhunda yara
Görünce hep seni ay, lal olur hatâya düşer

Gören sanır eşi hiç olmayan sühâ bir behişt
Kokunca misk gibi zülfün, gider hayâya düşer

Adva şehir gibi her an tufan dolan ateşe
Düşünce dil, dide-î eşk akar semâya düşer

Piyâle düşse elinden, ziyâ söner bilesin
Maşûğa bin defa ölmek gelir Servân’a düşer

Ediz Servan Erdinç