Oscar Wılde – Dorıan Gray’ın Portresi

/ 3 Mart 2021 / 35 views / yorumsuz
Oscar Wılde – Dorıan Gray’ın Portresi

Kitap İncelemesi: Oscar Wılde / Dorian Gray’in Portresi
Hazırlayan: Eftelya Akdeniz

Ocak ayında okuduklarım içinde en etkili ama çeviri olarak zorlandığım bir eser oldu Dorian Gray’in Portresi… Bu eseri ilk kez okumuş oldum; iyi ki geç okumuşum, çünkü içerisindeki derin cümleleri daha genç yaşımda tatmin edici şekilde anlayamazdım…

İnsan kendi kararlarının sonuçlarını gösteren ayna niteliğini taşır. Her bir seçimle beraber kazanılmış sonucun izlerini görmesi elbet mümkündür. Nitekim çoğu insan bu bilgiden habersiz yaşar, çünkü insan kendi vicdanı ile kolayca oturup konuşabilen bir varlık değildir… İstenmeyen sonuç vicdanın sesini yükseltir ve işte o zaman insan yansımasında ruhundaki sevaplarının, günahlarının izlerini görür…

Dorian Gray’in, insana yansımasını hatırlatma amacı taşıyan bir eser olduğunu düşünüyorum. Ressam Basil’in Dorian Gray ile tanışması, onun portresini çizmek istemesi ve Lord Henry ile Dorian Gray’i tanıştırmasıyla olay örgüsü başlar. Basil’in Lord Henry’e Dorian’ı anlatırken cümlelerinde tutkulu bir hayranlığın izlerini görebilirsiniz. Bu cümleler Lord Henry ile Dorian Gray arasındaki uzun dostluğun temellerini atacak merakı uyandıracaktır…

Lord Henry benim gözümde kulağa günahları fısıldayan şeytan tasvirini, Ressam Basil ise vicdanımızın sesini oluşturuyor. Lord Henry, Dorian Gray’e ihtişamlı gençliğini ve kıskandırıcı güzelliğini adeta çiçek açtırırcasına iltifatlarla anlatırken gerçekten de Dorian Gray’in içindeki goncalar güneş yüzü görüp açmış olacaktır. Bu keşif tablonun tamamlanmasıyla kışkırtıcı bir beğenmişliğe sürüklenir… Tabii şeytanın sesi, bunun geçici olduğunu ve elinde varken yaşaması gerektiğini fısıldamıştır bir kere… Tabii bu söz saf Dorian Gray’i geride bırakacaktır ve tablosu masumluğunun günah elbisesini giymiş vicdanı olacaktır. Lord Henry sözleriyle Dorian Gray’in ne kadar hatalı yollara sürüklendiğini sonraki sayfalarda görmemiz mümkündür ve bu hatalar kaçınılmaz sonun cansuyu olacaktır…

İnsana belli bir zamanı değil her zamanın içsel fırtınalarına ses olmayı başarmış bir eser olan Dorian Gray’in Potresi, üslubu ile sizinle konuşmaya, size vicdanınızı hatırlatmak için bir kuş misali çırpınmaktadır…
Vicdanınızın sesini unutmamak için okuyun efendim…

ALINTILAR:
“Bu ülkede bir kişinin seçkin ve zeki olması, ona en adi dillerin uzanması ve dedikodulara konu olması için yeterli bir nedendir. Ahlak kumkuması olduklarını iddia eden bu insanların kendileri nasıl yaşarlar acaba, bir de ona bakmalı… Sevgili dostum, ikiyüzlülüğün vatanında yaşadığımızı asla unutmamalısın.”
(Syf.229 – 1.Basım 2020)


“Güzelliği kalıcı olan her şeyi kıskanıyorum. Senin yaptığın şu portremi bile kıskanıyorum. Benim kaybetmek zorunda olduğum şeyi o neden sonsuza kadar muhafaza edebiliyor ki? Geçen her bir dakika benden bir şeyler alıp götürüyor ve ona bir şeyler veriyor. Ah keşke bunun tam tersi olsaydı! Keşke değişen şu tablo olsaydı ve ben her zaman şimdi olduğum gibi kalsaydım! Bu tabloyu neden yaptın? Günün birinde benimle korkunç bir şekilde alay etsin diye mi?”
(Syf.48 – 1.Basım 2020)

Eftelya Akdeniz