Oğlan Değil Oğul, Cinsiyeti Erkek ya da Kadın / Mir Murat Demir

Haz etmem hiç, cinsiyetçi değilim ama tanımların doğru ve yakışır olması lazım, önemli bulurum. Toplum olarak yeni yeni öğrenmeye başladık, erkeğe erkek demesini kadına da kadın. Kavramlar ve değerler üzerine..

Oğlan Değil Oğul, Cinsiyeti Erkek ya da Kadın / Mir Murat Demir
143 views

Haz etmem hiç, cinsiyetçi değilim ama tanımların doğru ve yakışır olması lazım, önemli bulurum. Toplum olarak yeni yeni öğrenmeye başladık, erkeğe erkek demesini kadına da kadın. Kavramlar ve değerler üzerine konuşup yazacaksak cinsi belirleyen tanımlamadan ziyade “insan” demek çok daha isabetlidir. Akılcı, merhametli, idealist, üretken, adaletli, naif, zarif, katılımcı, çalışkan, bilim – kültür insanı tanımlarının altında yer alabilmek çok daha destekleyici ve anlamlı değil mi? İyi kadın iyidir, iyi erkek de iyidir, iyi ya da kötü olmanın cinsiyetine göre, genelleme yaparak belirginleştirmek büyük yanılgı, hatadır. “Oğul” tanımı ise yavru tanımı ile eşdeğer, cinsiyeti belirsiz. Erkek erkektir, kadınsa kadın, insan kimliğiyle vardır ve bu insan kimliğine ne katıp ne giydirecekse, aklı ile tavrı ile tarzı ile duruşu ve tutumu ile insanla, hayvanla, doğayla alakalı tüm ikilemlerdeki tarafı ile belirgin hale gelecek taraf olacaktır. Taraf olmak kendi cinsiyeti ile alakasız, aklının ve yüreğinin, mantık ve bilinç seviyesinin bir kazanım halidir.

Temiz olmak, bakımlı olmak, zarif olmak, hal ve hareketlerinde özen gösterip albenili imrenilen olmanın cinsiyetle alakasız insan olmanın gerekliliğine inanmaktır, inanmak ve uygulamak, hayatına, her anına katmaktır. Adil olmak, gerçekten yana olmak, mücadeleci olmak, idealler için efor sarf etmek, gayret göstermek de cinsiyetle alakasız insan olmanın en muazzam çıktısıdır, yaşama, hayata insanca katkıdır. Erkeğin kadını sevmesi, kadının erkeği sevmesi, yaşadığı toplumun akın dışı baskı ve dayatmaların çok ötesinde tamamlayıcı ve tamamlayan olmak, birlikte yaşamanın insan olma kazanımını büyütmek, birlikteliğin sevgiyle sarılıp özenilir olma şeklini yansıtmaktır. Kadın erkekten cesaret bulur tanımı çok yavandır. Kadın erkeğinden, erkek kadınından, birlik oluşlarından, biz olmalarından cesur olurlar, cesur, dinç, dingin, mutlu olurlar. Sevgi ve saygı hep başlarda anlatılıp vurgulansa da, asıl temel etken denge ve tamamlayıcılıktır. Birliktelik akılcı bir zemin üzerine kurulmuş ise akıl ve yürek hissederek, düşünerek mantık zemininde olur demişse, olması için ve sonsuza dek sürekliliği için düşünsel ve reel olarak gayret gösterilir, olası, ihtimalli, olumsuzluklara enerji sarf edilmez.

Şu işler senin, bu işler benim, tanımlamasında tarafların hangisi erkek hangisi kadın önemsizdir, ergonomi yatkınlığı ve denge önemsenir, toplumların yıllardır süregelen ezber ve dayatmaları değil. Hayat hangi aşamada birlikte omuzlanmış olursa olsun o anda da sonrasında da pozitiflikler ve negatiflikleri içerisinde barındırır, yaşanacaklarda da aynı şekilde pozitif ve negatif meselelerle karşılaşacaklarını bilerek, erkek ve kadın ayırımı yapmadan, biz halimizle, birlik ve bütün halimizle, tamamlayıcılığımızla üstesinden geliriz inancı ve tutumuyla yaşarlar. Döngü devam ederken denge akılcı ve bilimsel dayanakta var edilmişse, sevgi ve saygı ile sağlamlaştırılmışsa, erkek kadının yedeği, kadın erkeğin yedeğidir, kısa ya da uzun ayrı kalmalar biz olma bütünlüğünü bozmaz, zaman içinde bu bizlik kendi içinde öylesi bir disiplin prosedürü oluşturur ki, yazılı metin olmaksızın tarafların birinin bu dünyaya vedası dahi sadece üzüntü duygusunu öne çıkarır, biz olma halin tek kalınmış şeklinde ki saygınlığına beis getirmez.

Biz olmak başarılmışsa kıskanma okunmayan kitap, yenilmeyen meyve gibidir, kütüphanenin arka dizimine gönderilir, alışveriş listesinde olmaz. Biri diğerini kıskanmak yerine, her biri ayrı ayrı biz olmayı temsil ettiklerinden en zarif ve alımlı, bilge tavırlı, akıl ve mantık, disiplin ve doğru kavramların halkalarını kendisine siper almış tavırların sahibidirler. Her biri ayrı ayrı biz’dirler. Sorumlu olmak, yetki ve sorumluluk almak, gözetmen, uygulayıcı, raporcu, analiz ve sentez sahibi olmak, birinin diğeri için amir memur ilişkisinden çok uzak, eziklik hissiyle alakasız, biz olarak deneyim sahibi olmamıza katkı ve kazançtır diye kabullenişidir.

Böylesi ideal, böylesi mükemmel ilişkiler, birliktelikler olabilir mi diye düşündüyseniz, zor ama mümkün, tamamıyla akıl yürek ilişkisi, doğrularla yapılandırma, gerçekler ve samimiyet ile mümkün. Akıl ve gerçekler temelinde var edilen her oluşum, somut bir yapı, bina olsa da, arkadaşlık, dostluk, evlilik olsa da sarsılmalar mümkündür ama yıkılması asla. Muazzam değerlerin, doğru kavram ve yapı taşlarının sahiplenilmesi yanına bir de sevgi eklenmişse, güven ve içten yaklaşım ve doğruluk ve samimiyet ile güçlendirilmiş ise bu birliktelik yok olmaz, en şiddetli deprem dahi sallar sallar durur, filme, romanlara konu olur, yıkılmaz. Sahici olmak, gerçek olmak, olduğu gibi sunmak, olduğu haliyle yaşamak, ihtimal ihtimaldir diyerek bel bağlamadan gerçeklerle yaşamak, insan olmak, insanlığa katkı verip insanlıktan payını almak, insan olup hep insan kalmak en muazzamı değil mi?

Mir Murat Demir

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.