‘Ahmet Zeki Yeşil’ yazdı: Hıyarlar Günü

/ 8 Ağustos 2022 / 128 views / yorumsuz
‘Ahmet Zeki Yeşil’ yazdı: Hıyarlar Günü

Her gün bir gün… Fırsatını kolladım, boş bulduğum günü, ‘Hıyarlar Günü’ ilan ettim. Hıyarseverlerin hayır duasını almaya kararlıyım. Artık başımız dik mutluluk şarkıları söyleyebileceğimiz bir günümüz var. Senede bir gün, pilav günü yerine “Hıyarlar Günü”nde buluşalım. Bu anlamlı günü, semt pazarından alacağımız birer hıyarı birbirimize sallayarak kutlayalım. Siyaset bizim işimiz değil. İktidarın bizi fark etmesini beklemeyelim. “Salın da gel meydan hıyar görsün” türküsünü çığıralım. Pek çok yaz, pek çok sevinç beklesin bizleri. Bir hıyarın, halet-i ruhiyesini yine bir hıyar anlar. Altları ve tuzu kuru olanlar hıyarları anlayamaz.

Üzerinize afiyet, kendimi hıyar gibi hissediyorum. Kendini hıyar gibi hisseden ve de arkalarından, “Hıyara bak hıyara!” diye seslenilenleri çok iyi anlıyorum. Hıyarlığı severim sayarım, yapışmış üzerimize. Bütün ve tek olmak mı yoksa cacık olup yok olmak mı? İşte bütün mesele bu! “Çalma elin hıyarını, çalarlar hıyarını./ Bostanı olmayan çıraktan hıyar gelmez./ Hıyar gelecek yerden cacık esirgenmez./ Dilenciye hıyar vermişler eğri diye beğenmemiş.” Hıyarlı atasözlerini çoğaltarak, “Hıyarlarda anlama sıkıntısı var” diyenleri utandırmalıyız. Ülkemizin, bizim gibi hıyarlara acil ihtiyacı var. Geleceğimizde imzamızın olması için ‘Hıyarlık paylaşılmaz’ kuralını bozalım. Detayların içinde kaybolmayalım. “Hıyarlık insanın özgürlüğü mü, yoksa laneti mi?” sorusuna kafa yoralım. Ortaya çıkıp, başımız dik hıyar gibi dolanalım. Çünkü biz hıyarın iyisiyiz, yoktur bizim gibisi…

Zaman artık sahici değil. Hiçbir şey şaşırtmıyor. Mevsimler değişti, hıyarlık değişmedi. Hayatımızın hüznü geçmedi. Tanıklık ettiğimiz olaylar umut vermiyor. Vermez tabii. Ülkemizde okuma yazma bilmeyen kadınlar var. Yoksul ailelerdeki kadınların yüzde 50’den fazlası gazete okumuyor. Her on kadından dördü dövülüyor. Tatil bütçesinden kısıp, tarladaki hıyar gibi çekyatta yatanların sayısı bilinmiyor. Gençler, iş aramaktan yorulunca kendisini hıyar gibi hissediyor. Kazara iş bulanlar ise, işsizlere ayıp olmasın diye “İşsizim, mutsuzum ve hıyar gibiyim” diye mırıldanıyor. Ve günler geçiyor, hıyara “salatalık” diyerek yaşlanıyoruz.

Keşke hıyarlar birbirine benzemese. Başı, sonu belli olsa, ortasından çat diye kırılmasa. Engelli demokrasi kader değildir, engelli hıyar olmak kaderdir. “Hıyarlar Günü”nde, kaderimizi baştan yazalım. Günlük yaşantımızın bir parçası haline gelen hıyarlığımızı doğru yönlendirip, performansımızı arttıralım. Yumuşamak yok! Dik duralım, su koyvermeyelim. Algıları geliştirip, hıyarlık bilinci oluşturalım. Kendimizi sevelim, hıyarı sevdirelim. Ülkemizde böyle bir sebze yetiştiği için övünelim. Bu özel günde, memleketi germeyelim. Cümle alemi hıyarlığın büyülü dünyasıyla tanıştırıp, köşe yazarlarına örnek olalım. Unutmayalım ki, gün gelip can bedenden gidecek. Geriye hıyarlığımızın sanal halleri kalacak. Ve her şey nasıl başladıysa öyle bitecek. Yaşamın görünürdeki ciddiyetinin ardında yatan hıyarlığımızın farkında olduğumuz için ne mutlu bize…

Ahmet Zeki Yeşil