“Heybet Akdoğan” yazdı: Ali Poyrazoğlu ve “Şıngır Şıngır Beyoğlu” Tiyatro Oyunu

TİYATRO

“Heybet Akdoğan” yazdı: Ali Poyrazoğlu ve “Şıngır Şıngır Beyoğlu” Tiyatro Oyunu
Yayınlanma: Güncelleme: 204 views

Mizah türü tiyatrolarda paradoksal konulara, kalıplaşmış düşünce ve sözler kullanılarak, gülmenin büründüğü çeşitli biçimlerle aşılmak istenen sorunlara başkaldırılır. Bu sebeple mizah bir eylem türüdür, şiddetsiz isyandır. Sosyal bir kuram olmakla birlikte mizah, sanat için özgürlük kaynağıdır. Fakat sanat için neye güldüğümüz, nasıl güldüğümüzle nitelik kazanan ayrılmaz bir bütündür.

Her mizah türü farklı anlamlar taşır. Bu bağlamda her mizah türüne verilen ayrı tepkiler vardır. Ali Poyrazoğlu tiyatrolarında gülmek, doğrudan verilen bir cevaptır. Ali Poyrazoğlu’nun mizah izanı, bireysel, toplumsal ve sanatsal engellere karşı başkaldırının fiillleşmiş tezahürüdür. “Bulutlar güneşi kapatır ama yok edemez” cümlesiyle mizaha, tiyatroya, sanata ve özünde yaşama dair düşüncelerini özetleyen; hayata gülümseyerek, ölüme meydan okuyan sanatkârımız, tiyatronun eşsizliğine olan inancıyla üretmeye devam ediyor. Sahnede mimiklerinden ses tonuna kadar, canlandırdığı karakterlerle bütünleşebilen, oyunlarındaki duygu ve düşüncelerini derinden hissettirebilen, sahne ışıklarının altında olmayı yeterli görmeyip, sahnelediği karakterlerin iç dünyasını aynı anda yaşayabilen bir oyuncu Ali Poyrazoğlu.

Seyircilerini oynadığı oyunların içine kadar çekebildiği gibi, sergilediği oyunlardaki karakterleri aynı zamanda eleştirebilen Ali Poyrazoğlu, her sahnede farklı teknikleri uygulayan, eş zamanlı olarak hem bir oyuncu hem de yönetmen. Oyuncu olmaya çocuk yaşlarda karar veren, tiyatro oyunlarında en çok provayı önemseyen ve provayı bir oyunun yeniden yazılması olarak değerlendiren; Türkiye’nin gülen yüzlü bir oyuncusu söz konusu olan sanatçı. Gerçi hiçbir tiyatrocuya asık yüzlü diyemeyiz! Ancak Poyrazoğlu yaşının ilerlemesine rağmen, seyircilerine ve meslektaşlarına sanatla, tiyatroyla genç kalabilmeyi gösterebilen, enerji dolu oyuncularımız arasında yer alan ve sanatta kırk yılı aşmış bir isim. “Oyunlarını seyircileriyle birlikte oynadığını bu nedenle her izleyicisini bir meslektaşı olarak gördüğünü” ifade eden Ali Poyrazoğlu, her zaman her koşulda yazıp oynayabilen birisi.

Ali Poyrazoğlu’nu yıllar önce İstanbul-Beyoğlu’nda sanat kitaplarını incelemek için gezindiğim kitapçılardan birinde görmüştüm. Ayaküstü tanışma faslımız olmuştu. Sesi her zamanki gibi gür ve etkileyiciydi. Ali Poyrazoğlu’nun tiyatro çalışmalarında en dikkat çekici özelliği yazılı tekslere fazla aldırış etmemesidir. Öyle ki, “Yazılı metinleri bir partisyon olarak gördüğünü, tiyatro eserleri için çok çalışmayı ve çok prova yapmayı daha uygun bulduğunu” kendisinden duyduk. Bir bakıma doğaçlama tarzında hareket etmeyi, oyuncu için daha özgür bir ruh hâli olarak tanımlayan tiyatro oyuncumuz, tiyatro hayatında yaşadığı her krize karşı, kendi başına çözüm üreten bir sanat eridir. Ali Poyrazoğlu’nu sanat dünyamızda genelde mizahi yönüyle tanırız. İnsanlara mizahı bir iletişim aracı olarak göstermeye çalışan Ali Poyrazoğlu, mizahın bir diğer yönüyle anlama ve anlamlandırma tekniği olduğunu sanat yoluyla öğretmektedir. Mizah kabiliyetiyle tiyatro severlere canlılık katan ve mizah sanatının uyarıcı- eleştirel etkisiyle güldürmeyi, düşünmeyi ruhsal bir bütünlük içinde seyircisine sunan tiyatro emektarımız, sahnelediği oyunlarda reel yaşamın sınırlarının dışına çıkarak, her düşünceden izleyicisini aynı atmosferde kaynaştırmayı beceren bir duayyenidir.

Tiyatro eserlerinde gülmece- güldürmece tarzıyla sadece başkalarının kusurlarını değil, kendi eksikliklerimizide görmemizi sağlayan, bireysel bencilliği yerip, bir başkasının hatalarını yeri geldiği zaman hoş görmemizi sahne aracılığıyla izleyicisine benimsettiren Poyrazoğlu, komedyanın daima sağduyudan yana olduğunu hissettirmeye çalışmaktadır. Tiyatro yaşamında daima günceli yakalayan, bireysel ve toplumsal değişimleri yaratıcılığıyla; seyirciye kolay iletişim hareketlerini bularak anlatan tiyatrocumuz, toplumsal öğesi baskın olan oyunları sanat hayatımıza kazandırmaktır. Yaşamda uyumun yollarını insanlara tiyatroyla iletmeye özen gösteren Ali Poyrazoğlu, genel istek, ısrarlar ve tehditler üzerine “Şıngır Şıngır Beyoğlu” tiyatro oyunuyla; 26 Kasım Pazar günü, Ankara Meb Şura Salonu’da ve 13 Aralık Çarşamba günü, Antalya Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde tiyatro severlerle tekrar buluşacak.

“Şıngır Şıngır Beyoğlu”nu özel olarak Beyoğlu Kültür Yolu Festivali için yazdığını kamuoyuna duyuran Poyrazoğlu, son yazmış olduğu oyunla yarım asrı geride bırakarak, tiyatro sevdalıları için yıllardır sahnede olmanın heyecanını paylaşacak.

Heybet AKDOĞAN

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…

 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.