Hayeller ve Gerçeler

/ 11 Şubat 2021 / 132 views / 2 Yorum
Hayeller ve Gerçeler

-‘’Bir hayalin var mı?’’ dediler, cevap vermedim.
Bu soruyu, ara sıra kendime sormak için sakladım.

Hiçbir bakımdan özgürüm diyemiyorum. Hem özgür olamamanın verdiği sıkıntı, hem de bunun düşüncesi, beni yeterince dertli biri yapmaya yetiyor. İçimi acıtırcasına sarıp sarmalayan bu esaretten kurtulmayı, manevi kazanılmışlıklarımla üstesinden gelemiyor olmam bir yana, maddi kazançlarımın yetersizliği de, bu durumdan kurtulmamı imkansız hale getiriyor. Benim elimi kolumu bağlayan kişiler, kurumlar, olaylar, topyekün birleşip saldırıya geçercesine bir akının öncüleri olma gayretine bürünüyorlar. Bu durumdan faydalanma istekleriyle, alaycı bakışları ve söylemlerinin, bende yarattığı baskı, beni içinden çıkılması güç bir duruma sokuyor.

Bazen bakıyorum da, insanların rahat tavırları karşısında, kendimi faklı bir kimliğe itiliyormuş gibi hissediyorum. Farklı olan ben miyim; yoksa onlar mı? Benim huzursuzluğum mu gerçek olan; yoksa onların huzurlu rahat tavırları mı? Gerçeğin ne olduğunu söylese birileri, o yola girsem; çünkü benim gücüm yetersiz kalıyor bu gerçeklik arayışı karşısında.

Bu çaresizliklerimde insanların büyük rol oynaması kaçınılmaz oluyor. Kurumlarda ve olaylarda insanların ön planda oluşu, çaresizliğime, sadece insanların etkisinde kalmışlığının sonucunu gözler önüne sermesinde, yeterli bir etken oluyor.
Birkaç insanın, beni olumsuz etkilemesinin yarattığı huzursuzluğa maruz kalmamın neticesinde, burada bir tümevarım çıkarma yanlışına düşmekten kaçınıyorum. Ama ister istemez diğer insanlara da, yeterince tanıyana kadar hep bu düşünceyle, biraz temkinli yaklaşma gereği duyuyorum.

Sorumlu olduğum kişilerin mutluluğunun; ya da rahat bir hayat sürmelerinin zorunluluğu dururken, nasıl olur da! Boşvermişlik durumu sergileyip, sadece hayallerimin peşinden gidebilirim? Önümde duran bu iki yolun savaş vermesine şahit oluşumun, beni yıpratması kaçınılmaz oluyor. Boşvermişlik bir lüks olarak dururken karşımda, gerçekleşmesi imkansız olan hayallerden uzak durmak mıydı gerçek olan?

Enver Karahan