Dublin’de Bir Festival “Bloomsday”

/ 16 Haziran 2022 / 39 views / yorumsuz

Hayatın içinde bıraktığımız iz her şeyden kıymetlidir.

Ulysses – James Joyce 

Dublin’de Bir Festival “Bloomsday”

James Joyce hayranlığına adanmış bir gün olan 16 Haziran Bloomsday günü, başta Dublin olmak üzere dünyanın pek çok kentinde kutlanıyor.

16 Haziran pek çok insan için alelade bir gün olsa da
dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan James Joyce hayranları için oldukça önemli bir gün. Kitabın hayranları her yıl 16 Haziran’da 1904 yılının Dublin’ine uygun bir biçimde giyinip sokaklara çıkıp kitabı anıyorlar.

James Joyce’un çığır açan romanı Ulysses, 16 Haziran 1904’te yaşanan tek bir günü anlatıyor. Leopold Bloom karakterinin tek bir gününün anlatıldığı romanda Dublin şehrinin ayrıntılı tasviri bir yandan Dublin şehri için ayrı bir öneme sahip olurken, bir yandan da Edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. Bloomsday, Dublin ve İrlanda dışında dünyanın birçok yerinde daha kutlanıyor. Bunların başında pek tabii ki İrlandalı nüfusunun çok yoğun olduğu ABD kentleri geliyor: Washington D.C., Philadelphia, New York ve Boston gibi kentlerdeki kütüphane ve kültür merkezlerinde, tıpkı Dublin’de olduğu gibi özel etkinlikler, okumalar, konserler, performanslar hatta kostüm yarışmaları düzenleniyor.

 

Ulysses

 

Ulysses, zaman çizgisinin doğrusal olmaması ve bilinç akışı gibi teknikleri de içermesi nedeniyle, döneminde kaleme alınan eserlere göre oldukça farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Romandaki olayların hem anlatıcı hem de ana karakterlerin ağzından anlatılması, hakim bakış açısı yönüyle de esere farklı bir derinlik katıyor.

Ulysses romanı, Dublin’de gezintiye çıkan iki farklı karakterin yaşadığı 24 saatlik bir zaman dilimini anlatıyor. 16 Haziran 1904 tarihinde geçen romanda, asıl ana karakteri ise mekan oluşturuyor. Romanın kurgusal temelini Homeros’un Odysseia adlı eseri üzerine kuran yazar, oluşturduğu karakterlerle okura kendi yaşamını ve düşüncelerini aktarıyor.

Joyce, roman karakterlerinden Stephen Dedalus’u düşünce bakımından “sanat”ı temsil eden genç bir adam olarak anlatırken; Leopold Bloom karekterini ise okurun karşısına “bilim”i temsil eden Yahudi bir reklam toplayıcısı olarak çıkarıyor. Buna göre Stephen daha soyut bir bakış açısına sahipken, Leopold ise somut bir fikirsel düzlemde ilerliyor. Ve söz konusu karakterler, esasında Joyce’un gençlik ile olgunluk dönemlerinin birer tasvirini oluşturuyor.

Edebiyatta modernizm akımının en güçlü örneği olarak görülmesinin yanı sıra postmodern romanın da başlangıcı sayılan Ulysses, Joyce’un dünya edebiyatına bıraktığı en büyük miras olarak değerlendiriliyor. Okur karşısına ilk olarak 1918 yılında tefrika halinde çıkan roman, 100 yılı aşkın zamandır dünyanın en çok tartışılan ve ilham alınan yapıtları arasında yer alıyor.

 

James Joyce

 

James Joyce, 1882 yılında Dublin’de doğdu. Cizvit okullarında eğitim gördü; Dublin’deki University College’de felsefe ve modern diller okudu. 1900’de, henüz üniversite öğrencisiyken Ibsen’in bir oyunu üzerine kaleme aldığı uzunca yazı Fortnightly Review dergisinde yayımlandı.

O sıralar, daha sonra Chamber Music (Oda Müziği) adlı kitapta toplanacak olan lirik şiirlerini yazmaya başladı. 1902’de Dublin’den ayrılıp Paris’e gitti; ama ertesi yıl ölüm döşeğindeki annesini ziyaret için tekrar İrlanda’ya döndü. 1904’ten sonra Nora Barnacle’la yaşamaya başladı. 1905’ten 1915’e kadar Trieste’de yaşadılar. 1906 yazında Roma’ya giden Joyce yaklaşık dokuz ay boyunca bir bankada çalıştı. Roma’dan sıkılınca 1907 kışında tekrar Trieste’ye döndü. Trieste’de Berlitz School’da İngilizce öğretmenliği yaptı. Dublinliler, 1914 yılında İngiltere’de yayımlandı. Joyce, 1915’te tek oyunu olan Sürgünler’i yazdı. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi adli otobiyografik romanı 1916 yılında yayımlandı. Aynı yıl Joyce ve ailesi Zürih’e taşındı.

Büyük bir yoksulluk içinde yaşadıkları Zürih’te en büyük eseri olan Ulysses üzerine çalıştı ve bu kitap Little Review adlı bir Amerikan dergisinde dizi halinde yayımlanmaya başladı. Dizileştirme 1918’de başladı, ancak kitap hakkında dava açılması nedeniyle 1920’de diziye ara verildi. Ulysses kitap olarak ilk kez 1922’de Paris’te basıldı. Dublin’de geçen 24 saati anlatan roman Homeros’un Odysseia’sı üzerine kuruludur. Pek çok yeni tekniğin kullanıldığı roman yayınlandığında büyük yankı uyandırmıştır.

Joyce ailesi iki büyük savaş arasında Paris’te kaldı. Bu dönemde son romanı olan Finnegans Wake üzerinde çalıştı. 1939’da, Finnegans Wake basıldı. 13 Ocak 1941’de James Joyce öldü. Portre’nin ilk taslağı Stephen Hero yazarın ölümünden sonra, 1944 yılında basıldı. İlk basımı birçok dizgi yanlışı içeren Ulysses’in aslına uygun halde basılması 1984 yılında gerçekleşti. Ulysses’in Türkçe çevirisi Nevzat Erkmen tarafından gerçekleştirildi ve 1996 yılında basıldı.

Enver Karahan