Bir Başına

/ 21 Mayıs 2022 / 274 views / yorumsuz
Bir Başına

Yürüyorum… Nereye gittiğimi bilmeden bırakıyorum kendimi adımlarımın akışına.

Her bir adımımda senden izler bırakarak..

Anılarımı, sevincimi, huzurumu, sevdamı…

Bambaşka bir insanım ben artık. Eski neşem huzurum yok. Ben bunu sana anlatsam; ”abartma istersen, dünya benden ibaret değil” derdin. Ama öyle değil işte. Benim dünyam da, güneşim de, yörüngem de sendin. Beni bu hayata bağlayan tek güç sendin. Şimdi sen olmadan, sevgin olmadan, nasıl yaşarım söyler misin? Çünkü bu hayat, artık bana çok yabancı..

Yolda yürürken, bir üşüme alıyor beni. Oysa ki hava güzel, neden üşüyorum ki? Elimi kalbime doğru koyuyorum. Sanki buz tutmuş gibi. İşte o zaman anlıyorum. Bu bir kalp üşümesi. Eski sıcaklığı yok artık.

Ayaklarım beni Fakülteye doğru getiriyor. Yıllar var ki uğramamıştım buraya. İçeriye girip cafeye doğru ilerliyorum. İlk tanıştığımız yere. O anki hayalin canlanıyor gözümde. O bozulmadan, değişmeden önceki halin.. Masum gülüşün ve o ışıltılı gözlerinle dimdik duruyorsun karşımda. Etrafımdan geçen insanları umursamasam, o karşındaki hayalinin saçını yüzünü okşayacağım. Tavsiyeler vereceğim ona.

“Hep böyle kal olur mu? Hep böyle saf, böyle masum.. Ne bu hayatın ne de insanların değiştirmesine izin verme seni..” Gözlerimde yaşlar birikiyor. Başımı yukarıya, şu kalbimi azıcık olsun ısıtmayan güneşe doğru kaldırıyor, derin bir nefes alıp çıkıyorum ilk tanıştığımız yerden. Ayrılıyorum hayalinden.

Biraz daha ilerliyorum. Bu sefer ayaklarım beni Kız Kulesi’ nin oraya getiriyor. Ve ikimizin hayalini görüyorum orada. Kayalıklarda, elimiz de şarap şişesi, kimseyi umursamadan öpüştüğümüz zamanları. Değil şaraptan, aşktan sarhoş olduğumuz zamanları. Kız Kulesi’ ne doğru bakıyorum. Orada da elimde yüzükle sana doğru bakarken buluyorum kendimi. İçimde mutlulukla, umutla. Buruk bir tebessüm oluşuyor yüzümde.. Anılarımı ardımda bırakarak yürümeye devam ediyorum.

Eski anıları görmek beni daha da yaralıyor. Buz tutmuş kalbim sanki çatlaklarından kırılıyor. Parça parça dökülüyor yerlere. Ayaklarımda eski derman da yok. Zor adım atıyorum artık. Bir taksi bulup dönüyorum. İçinde senle kötü anılarımızın olduğu kasvetli mağarama. Yuvama..

Yolculuk esnasında düşünüyorum.. Biz nasıl bu hale geldik? Gitmene sebep neydi? Ben miydim? Yoksa hayat mı ayırdı bizi? Oysa güçlüydün sen. Üniversite yıllarını hatırla. O hayata karşı dimdik duran kızı.. Nasıl bu hale geldik? Ama bir yandan da biliyordum ben.. O gün yaşanmasa, bir gün olacaktı elbet.. Çünkü görüyordum. Evliliğin seni nasıl değiştirdiğini, o yüzündeki sıcak masum gülüşün, gözlerindeki o ışıltının günden güne nasıl cılızlaşıp söndüğünü, o kalbindeki aşk ateşinin de bir gün onlar gibi söneceğini biliyordum. Biliyordum ama yüzleşmek zor geliyordu bana. Olmayacak duaya göz göre göre amin dedim. Belki olur diye. Değişirsin sen, gücünü, gülümsemeni geri alırsın diye.. Ama olmadı olamadı işte.

Artık mutlu olmadığını, aşkımızın bittiğini bahane edip, türlü yalvarmalarımı duymadan elinde valizin ile çıktın gittin bu evden. Sanki neşem ve huzurumu da tıktın valizin içine…

Şoförün sesi ile kendime geliyorum.. Son durak.. Ağır adımlar ile giriyorum apartmandan içeri. İçimde cılız bile olsa bir umut… Kapıyı açacağım, o ilk günlerdeki gülüşün ile karşılayacaksın beni. Anahtarı kilide sokup açıyorum. Ve yine bir hayal kırıklığı. Yine yoksun..

Salona doğru ilerliyorum. Masanın üstünde duran yarım kalmış şarap kadehi ve yüzük ile göz göze geliyorum.

Karşı taraftaki sandalyeye bakıyorum. Hayalinle göz göze geliyorum. Elindeki şarap kadehi ile oynuyorsun. Yüzüme bakıyorsun. Evin içi buz kesiliyor sanki bakışlarınla..

”Olmuyor…” diyorsun. ”Ne kadar denersem deneyeyim olmuyor. Ve olamayacak da biliyorum. Eskisi gibi sevemeyeceğim seni. Değiştin. Değiştik. Bu evde geçirdiğim her bir an, her bir gün prangalar vurulmuş gibi hissediyorum. Ellerime, ayaklarıma, duygularıma.. Mutlu gibi gözükmekten bunaldım. Değilim.. Mutlu olmadığım bu evde de yaşamak istemiyorum artık.”

Cep telefonuma gelen bildirim sesi ile kendime geliyorum. Bir umut açıyorum. Belki senden bir mesajdır diye. Bakmam ile beraber yine hayal kırıklığı kroşesini indiriyor kalbime doğru. Iş yerinden arkadaşların açtığı whatsapp gurubunda arkadaşın paylaştığı bir komik video. Sövmeye başlıyorum onlara.. Hayatlarına, neşelerine, gelmişine, geçmişine.. Bir başınalığıma..

N. Talha Karaboğa

Benzer Konular
Sabah Kahvesi
Aralık