Seçkin Eroler Avcı’nın İncelemesiyle: Auschwitz Kütüphanecisi

/ 30 Temmuz 2022 / 276 views / yorumsuz

“Hayat, her hayat çok kısa sürer. Ancak bir anlığına da olsa mutlu olmayı başarmışsan yaşadığına değmiştir.”

Antonio González Iturbe

Seçkin Eroler Avcı’nın İncelemesiyle: Auschwitz Kütüphanecisi

Auschwitz Kütüphanecisi
Yazar: Antonio G. Iturbe
Sayfa Sayısı: 408

 

Siz hiç bir atlas okşadınız mı? Evet evet bir atlastan bahsediyorum. Bildiğiniz coğrafya atlası!

O, okşuyordu. Minik bir çocuğun başını ya da bir kedi yavrusunu okşar gibi okşuyordu coğrafya atlasını.

On dört yaşındaki Dita, Auschwitz’de Naziler tarafından esir alınan pek çok tutsaktan biriydi. Anne babasıyla birlikte Prag’daki Terezin gettosundan alınan Dita, kampta rutin hayatın bir parçası haline gelen dehşet ve korkuya uyum sağlamaya çalışan çocuklardan yalnızca bir tanesiydi.

Çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31. blokta mahkumlar gizli bir okul kurmuştu. Kitapların kesinlikle yasak olduğu kampta attıkları her adıma dikkat etmeleri gerekiyordu. Alman asıllı bir Yahudi olan Fredy Hirsch, bir gün Dita’ya mahkumların muhafızlardan gizleyerek kampa soktukları kıymetli sekiz kitaptan bahsetti ondan bu kitaplarla ilgilenmesini ve korumasını istedi. Daima sayfaların ve içinde barındırdıkları farklı hayatların büyüsüne kapılmış olan Dita, bu teklifi hiç düşünmeden kabul etti ve Auschwitz’in kütüphanecisi oldu.

Sekiz kitaba, canı pahasına da olsa sahip çıkan, sayfalarını özenle çeviren, hasarlarını bir doktorun hastasına yaklaştığı şefkatle onaran Dita’nın atlası da bir bebek gibi okşamasının sebebi, kendilerinin fare kapanı gibi sıkışıp kaldıkları bu kampın dışında da bir dünya olduğu gerçeği, parmaklarını atlasın üzerinde gezdirdiği ülkeler ve şehirler Dita ve oradakiler için özgürlük, merhamet ve savaşsız bir dünya demekti.

İnsanlık tarihinin en büyük utançlarından birine, gerçek bir yaşam hikayesine içiniz sızlayarak ve öfkeden delirircesine şahitlik edeceksiniz. Dili dini ırkı ne olursa olsun, hiç-bir canlının hak etmediği bu durum karşısın da duygularınıza gem vuramayacaksınız.

Kitaptan Alıntılar :

“En güçlü atlet hedefe en önce varan değildir. O en hızlısıdır. En güçlü ise her düştüğünde yerden kalkandır. Canı yansa da durmayandır. Bitiş çizgisine çok uzak olsa da yarışı bırakmayandır. O koşucu hedefe varan son kişi olsa dahi kazanmıştır.” 

“Auschwitz’de insan hayatının hiçbir ederi yoktu, öyle ki bir kuşun bile insandan daha değerli olduğundan kimseyi vurmaya tenezzül etmiyorlardı. Toplama odalarında Zyklon gazı kullanıyorlardı çünkü hem ucuzdu hem de sadece bir bidonla yüzlerce kişi öldürülebiliyordu. Bir endüstriye dönüşmüştü ölüm, ne kadar çok kişiyi içine alırsa o kadar kârlı sayılırdı.”

” Muhtemelen Auschwitz’den asla sağ çıkamayacak çocukları eğitmek neye yarardı? Az ötede yanan cesetlerin kara dumanını salan bacaları anlatmak yerine onlara kutup ayılarından bahsetmenin, kafalarını çarpım tablosuyla doldurmanın ne anlamı vardı? Hirsch onları yetkisi ve azmi konusunda ikna etmişti. 31. blokun, çocuklar için çölde bir vaha olacağını söylemişti.”

” Geniş bir kütüphane değildi. Aslına bakılırsa sekiz kitaptan oluşuyordu ve bazı kitaplar fena yıpranmıştı. Ama eninde sonunda kitaptı işte. İnsanlığın kendi gölgesine yetiştiği bu karanlık yerde kitapların varlığı, kelimelerin makineli tüfeklerin sesini bastırdığı, daha az kederli, daha güzel zamanların işaretiydi, çoktan yitmiş bir çağın. Dita yeni doğmuş bebeği tutar gibi özenle, tek tek eline alıyordu kitapları.”

Seçkin Eroler Avcı