Acıya sürükleniş

/ 11 Şubat 2021 / 18 views / yorumsuz
Acıya sürükleniş

Paramparça olmuş düşüncelerimde, yine sıradan bir günün tam içindeyim. Toparlanmakta çektiğim güçlüğün acısını hissediyorum ruhumda. Diyelim ki toparlandılar; yine aynı dağılmayı, kargaşayı ve karmaşıklığı yaşayacaklarına eminim. Çünkü, düşündüğüm şeylerin bu yaşamın içinden oluşu, yani yaşamın başlı başına bir kargaşa olması, bu dağılmayı bana yaşatması için yeterli oluyor. Bu dağınıklığı toparlamaya her atılmamda, zamanın kısıtlılığına yenik düşüyorum ne yazık ki! Daha fazla zamana ihtiyacımın olması, benim bu zamanı doğru kullanamıyor olmamdan mı kaynaklanıyor acaba!

Şu hayatta bana sinir harbi yaşatanlardan çokça fazlasını, zamanın yetersizliği yaşatıyor. Bundan sonraki düşlerimde, kendime,zihnimde bolca kullanacağım zamanlar yükleyecek olmanın telaşındayım. Kendime cömertçe sunacağım bu zamanların içinde, kuracağım düşlerimin, gerçekliğe takılacağını bile bile, yine de ümitleniyorum ve böylece kendime eziyet edişimin sahnesine sürükleniyorum. Bu yaşadığım acıya sürükleniş durumumun uzunca bir zamana yayılıyor olması, benim kovaladığım, arayışlarına kapıldığım zamanın bu tezatlığı, bana nispet yaparcasına bir olumsuzluk yaşatıyor. Acılarım, zamandan en güzel şekilde faydalanıyor da, nedense ben bu konuda, acılarım kadar yetenekli olamıyorum. Yaşadıklarım, yaşayacaklarımın fragmanı gibi belirivermesi ve benim bu fragmanı her düşünüşümde, bir adım dahi atarken, umutsuzluğumu da beraberimde sırtlıyorum.

Enver Karahan