Hangimiz!

Hangimiz!

Hangimiz gerçek, sahici, hangimiz sahte
Hayattayız, yaşıyoruz, aheste aheste
Bazılarımız tavuk yumurta denkleminde
Bazısı güfteye yapar mıyım bir beste
Zor iş keresteden üretmek bir kurşun kalem
Kime neyi nasıl anlatacaksın
Hangimiz farkında, nedir dünya, insan, âlem
Bellek de yetmez ömür de
İşin sırrı bilinenleri birleştirmekte
Mucize olan birleştire birleştire gelişmekte
Ne muazzam olurdu insanın kendisini tanıması
Fevkaladenin fevki, iyi, kötü diye ayrıştırıp
Kendini tanınmışlığı ile bilgeliğe erişmekte
Ritüelimiz nedir
Kâşif, keşif, bayrak yarışı, elden ele yaşamak mı?
Üremek, çoğalmak mı, ye iç, sevişmekte
Milyarlarcası yaşadı öldü bitti
Milyonca çeşit canlı var,
Ortak yapılanma aldıkları nefesti
Doğru ve yanlışı anlamak da ayırmak da zor değil
Bak tarihe bak yaşanmışlara,
Çok parası olanları çok zalim, hain olanları yazmaz tarih
Cesur olanı zarif olanı bilim sanat kültürle uğraşanı
İnsanlık için çabalayanı yazar ki, sevgiyle saygıyla eğil
Sahici sahte dedik ya, tam da burada anlaşılır olur
Kaç yıl dünya gezegeninde yaşam sürdüğün hatırlanmaz
Yemiş içmiş yaşamış ölmüşsün ki, milyarlarcası aynı
İnsanlığa, doğaya, döngüye katkı sunanlar, destek olanlar
Yaşamın yeme içme sevişme meselesi olmadığını anlayanlar
Düşünme ve mücadeleyi kavrayanlar
Değerli olanla popüler olanı ayıranlar, gereksizi sallayanlar
O insanlar ki sonsuza dek bilinir yaşarlar
Önceliklerini doğru tespit edenlerin var oluşları gerçek
Saygı ve sevgi ile duruşları, bilgelikleri ile hep var olurlar
Yirmi yıl, kırk yıl, elli yedi yıl, doksan dokuz yıl
Afaki bir saplantı bu hırs,
Varlıklarıyla ömür süresini katlar, misliyle aşarlar
Zaman, süreyle de kalmaz, her coğrafya, kültüre taşarlar
Kim bunlar, nasıl oldu,
Nasıl başardılar, nedir sırrı diye meraklanma
En yalın haliyle akıl sahibi aklı kullandılar
Sevgi, saygı, dayanışma ve paylaşmayı önemsediler
Adaleti ve seviyeli yaşamayı öncelediler
Rütbe, makam, mevkileri önemsemediler
Yalan dolan aldatma, ezme, öteleme işlerine karşı durup
Saçma, sığ, ezber, bağnazlığa güldüler
Para, mal mülk, servet meselesine de tamah etmediler
İnsan kimliğine sıkıca sarılıp sonsuza dek adlarını kazıdılar
İnsan olup insan kalabilenlere ne mutlu, İnsandılar…

Mir Murat Demir

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir