Gerçek Sanrı / Yakup Yaşar

Gerçek Sanrı / Yakup Yaşar

  • Dinlemeyen, anlamayan ve yanlış anlayanlardan kaçarken, özgürlüğü kendisinde hapsettiği yalnızlıkta bulan gencin romanı…

Yazarın tiyatroman kavramı ile tanımladığı romanda bir gencin gözünden gerçek, düş ve sanrı üçgenine sıkışan insanın çaresizliği anlatılmaktadır.
Bu sıkışmışlık içerisinde var olma mücadelesi veren genç bir gün bir yolculuğa çıkar. “Yol” un metaforik bir imge olarak kullanıldığı romanda genç yol üzerinde düşler kurar. Sanrılar görür. Geçmişine dönüp gerçeğin kendisinden parçalar seçer çıkarır bilinç sahnesine.
Romanın başkişisi olan bu genç roman boyunca içinde var olduğumuz dönemin sorunlarına ayna tutar. Sorunun parçası olan insanın sorundan dert yanıp kendini düzeltmeyişine ironik dokunuşlar yapar.
Aynı zamanda romanın anlatıcısı olan gencin anlattıkları gerçeğin, düşün, sanrının ne ölçüde iç içe geçmiş olduğunu, insanın ne derin bir yanılsama içerisinde olduğunu gözler önüne sermektedir.
Temelde varoluşçu bir sorgulama üzerine kurulu olan roman insanın var olma mücadelesi verirken aslında yok olmaya doğru yol aldığı paradoksuna hapseder bizi.
Yolculuğa çıkmasına neden olan yozlaşmış toplumdan kaçarken sarkastik bir dille eleştirir toplumu, insanı, insanlığı.

Kitaptan Alıntılar

  • Adaleti masumlar, eşitliği işçiler ve paylaşmayı fakirler istediği müddetçe düzelmez hiçbir şey.
  • En güzel şiirleri büyük derdi olanlar yazar.
  • Asıl gurbet uzakta yalnız olmak değil, öz vatanında adaletsiz kalmaktır. Adalet zenginlerin malıdır gardaş, fakire yar olmaz. Fiyatı yüksektir. Namuslu, namussuz; suçlu, suçsuz ayırmaz. Parası olanın kölesidir adalet. Yoksulun, garibanın efendisi. Zenginler adaleti yönetir, adaletse fakirleri.
  • Kapımıza doğru ilerleyen o ambulans… İlk gördüğümde, durmayıp evimizi teğet geçmesini o kadar çok istedim ki… Tepesinde çalan siren sesi, babamın odasındaki teypte çalan Golha’yı bastırmıştı. Ayaklarım ilerlememek için diretse de içimdeki korku beni ambulansın dibine kadar itti. Sedyeyi aceleyle indirip bahçe kapısından içeri doğru koşan görevlilerden biri ile göz göze geldik. Saniyelik bir bakışma herşeyi anlatmaya yetti. Babamın Golha’yı son dinlediği gündü o gün.
  • Sadece kendi mahallemizde haksızlığa ses çıkarıp başka mahalledekine sessiz kaldığımızda değil, “amasız” “fakatsız” tüm mağduriyetleri sahiplendiğimizde sorgusuz sualsiz bir mazlumun yanında yer aldığımızda kazanacağız.
  • Komik olaylar da olmuyor değildi. Güldüğüm anlar oluyordu; ama her gülüşü bir hüzün bölüyordu.
  • Böyle yapınca, duymazdan görmezden gelince daha mı iyi oluyordu acaba? Yardıma gelmek istemiyorsun; ama bu isteksizliğini başka insanların da bilmesini, bundan haberlerinin olmasını istemiyorsun. Yardıma muhtaç kişinin senin hakkında iyi düşünmesini istiyorsun. Fakat bunu ona yardım ederek değil, perdenin çekip ışığını döndürerek elde etmek istiyorsun.
  • İnsanı ilk, kendileri için mücadele ettiği insanlar satar.

Kitap Adı: Gerçek Sanrı
Yazar: Yakup Yaşar
Yayınevi: Doruk Yayınları
Hamur Tipi: 2. Hamur
Sayfa Sayısı: 230
Ebat: 13,5 x 21
İlk Baskı Yılı: 2021
Baskı Sayısı: 1. Basım
Dil: Türkçe

YAKUP YAŞAR
YAKUP YAŞAR

Dr. Öğretim üyesi

İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü | 
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi / KARAMAN


 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir