Bu yöntem muazzam, tavsiyemdir!

Bu yöntem muazzam, tavsiyemdir!

Zaman belirli, bildiğimiz şekliyle ne hızlanır ne duraklar ne de yavaşlar. Yaratılmışız, yaşıyoruz, yaşamaya gayret ediyoruz. Dünyaya geldiğimiz an yaşadığımız coğrafya belirgin, anne babamız, varsa kardeşlerimiz, akrabalarımız da; aile dostlarımız, komşularımız da. Bebeklikten çocukluğa geçişimizden itibaren arkadaşlar edinmeye başlıyoruz; bazı arkadaşlarımızı çok samimi ve içten bulup dostluk oluşturuyoruz. Hayat akıp gidiyor, her şey belirgin kontrolümüz altındaysa, sıra dışı olaylara, gelişmelere müdahil olmayıp içine çekilmediysek, hayat güzel, yaşamak keyifli. İnsan hayatının tüm açılımlarında da ayrıntılarında da hiçbir sorun, problem yaşamıyor olsa da, istiyor yine de; ne çok akrabam, arkadaşım, dostum, komşularım, tanıdıklarım var da; ya düşersem, ya tökezlersem, ne yaparlar, nasıl davranırlar, kimler koşar yanımda olur, kimler ilgilenmez, kapısını penceresini kapatır, görmezden bilmezden gelir.

Adamın biri büyük bir ineği kesti, ızgarayı yaktı ve kızına dedi.

“Kızım, akrabalarımızı, arkadaşlarımızı, komşularımızı çağır bizimle yemeğe, ziyafet çekelim! “

Kızı sokağa çıktı ve bağırmaya başladı.

“Lütfen babamın evinde yangın söndürmemize yardım edin! “.

Birkaç dakika sonra küçük bir grup insan çıktı ve diğerleri yardım çığlığını duymamış gibi davrandı. Gelenler geç saatlere kadar yiyip içti. Şaşıran baba kızına dönüp:

“Gelenleri zar zor tanıyorum, bazılarını daha önce hiç görmedim, peki akrabalarımız, dostlarımız, komşularımız nerede? “.

Kızı:
“Evlerinden çıkanlar parti için değil, evimizdeki yangın söndürmemize yardım etmeye geldiler. Bunlar bizim cömertliğimizi ve misafirperverliğimizi hak edenler”.

Sonuç:
Mücadeleniz sırasında size yardım etmeyenler, zafer partinizde sizinle yemek yemesin!!

Alıntı yaptığım kurgu ya da yaşanmış kıssa, hikâye ne önemli belirginlik katıyor düşüncelerimize. Hikâye ve kurgusundan etkilenip eşdeğer küçük oyunlar oluşturup hayatımızda olanlar ya da olmayanlar için bir katılım ve kapı gösterme fizibilitesi yapmalıyız. Elbette, açıyı daha da genişleterek, sadece acı ve zor anlarımız da yanımız da olanları değil, başarı ve zafer sayılabilecek atılımlarımızı, yükselişlerimizi de görüp, samimiyetiyle alkış tutacak ya da boş laflarla çekememezlik yapacakları da ayırt edip ayırmak gerek. İnsan ömrü denilen çok kısa bir süre, madem kısacık yaşamdayız, öyleyse kimlerle yürüyeceğiz belirgin kılmalı.

Mir Murat Demir

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir