Ayşenur Toksöz’ün Kaleminden: “İradem ve Davam”

Ayşenur Toksöz’ün Kaleminden: “İradem ve Davam”

Ayşenur Toksöz’ün kaleminden Edebiyatseverlerle buluşan “İradem Ve Davam” kitabı, Kutlu Yayınevi güvencesiyle raflarda okurlarıyla buluşmayı bekliyor.

Şiir ve hakikat 

Necip Fazıl arka planda nefsi ile yaşadığı sıkışmalar ve bunalımlar devam ederken üstat kendi içerisinde olan kaygılarını bırakıp yalnızca ve yalnızca hakikati gözetmekteydi.Şiir onun için hakikati temsil eden bir ifade işiydi ,şiirin önem ifade ettiği kadar şair olmasında iyi bir düşünür nasıl olur konusunda çile çekerdi, ona göre acı çekmeyen adam inşa edilmemiş bir ev gibiydi.Tasavvuf ikliminde yol alan üstat hakikati arıyordu.Necip Fazıl çile’sinde görmekteyiz çünkü şiir , zamanı ve mekanı içine alan mutlak bir hakikat olmasıyla beraber devrim gösteren bir algıdır,şiir bir sömürgecilik ve yaftalamak değildir.Şair mistik ifadeleriyle dönemin bir çok isimlerini ve politikacılarını bile kendine hayran bırakmıştı.Onun bu kendini arayışı ve yaptığı nefis muhasebesiydi fikri olmayan hisler mana ifade etmiyordur kuru ve kasır ifadeler şiirin içindeki manayı fasit eder , mana bozulunca da kişi hakikatin sırrına varamaz.

Ayşenur Toksöz Kimdir?

İstanbulun Tuzla ilçesinde yaşayan yaklaşık 11 li yaşlardan beri kitap okuyan , sahaflar çarşısını gezen daha çok kitap anlayan ve kitap severlerin olduğu gurupla zamanını geçiren biriyim …

Hayatımda bana öz verilen değerden ziyade yazmak bana değerli geliyordu..O zamanlarda dergilere yazılar ve resimler paylaşmayı seviyordum içimden bir ses hiç bir zaman bırakma bu işte mahir ol diyordu.. Fakat bu benim için bir iş degil bir âşk meselesi ..14 yaşlarımda ise çok daha deli dolu bir hayat yaşıyordum ruhum ve nefsim arasında bir savaş veriyordum fakat anlayamıyordum..16 yaşlarımda ise ilk resmi dergimizde yazı yazdım ve bu “GİDENLER GELDİKLERİNİ BİLMİYOR” başlığı bir çok kişinin ilgisini çekmişti..

Ve bir kaç sene sonra gerçek manada kitap bastırma işine girdik..Bunlardan ziyade kitaplar benim en iyi arkadaşlarım oldu çünkü günlük hayatta kitaplarıma verdiğim özen herkesin dikkatini çekiyor ve onlarında kitap hevesini arttırıyordu..

Kendimi huzurlu hissettiğim en iyi fırsatta elime bavulumu alıp kitapçılarda , kitap fuarlarında gezmek ve tarihi yerleri öğrenmek ,keşfetmek bana kendimi iyi hissettiriyor..
Yeni bir şeyleri öğrenirken sıkılmak değilde onlara aç olduğumu hissediyorum kendimi yetersiz gördüğümden değil aksine daha fazla yeni bilgiyle neler yapabilirim gibi bir şey çağrıştıyordu ..

Gezmeyi vakit kaybı olarak değil kitapçılarda geçen vakitlerimi seviyorum.Bu sayede hemen hemen her kitapçı bizi görünce tanır ..Yani hemen hemen yaşamımı kitaplar ile geçirmeyi seviyorum.. Bunun dışında katılmış olduğum bir kaç konferans ortamı bana renk veriyordu adeta..

Kendi yaş gurubumda olan arkadaşlarımın hepsi konferanslara benimle çıkmak istiyordu onlarında en büyük arzusu buydu belki de .. Ve bunun dışında kendime vakit ayırmayı ve bu vakitte de kitap ile meşgul olmayı kendime bir külfet olarak görmüyorum..

Bilgisayarımı alıp bir sahilde ya da bir dağ evinde sessiz bir şekilde sadece çalışmalarıma odaklanmak iyi hissettiriyordu.. Hafta sonları sevdigim kitaplarla hem hal olan buyuklerimi zevkle dinleyip bunu ajandama yazardım büyüklerimizin sözleri benim için çok değerlidir ve adım atarken bu bana tavsiye edilen şeyleri dinleyip ona göre adım atarım..

Arkadaşlarımla beraber kitap için bir gezi yaptığımız vakit büyük bir fiş yazardım kendime..Gördüğüm ve bulduğum şeyleri okumak hoşuma gidiyordu küçük notlar vs gazete ,fiş bu şekilde hayatıma birşeyler katmaya çalışıyordum..
İnsanların beni kendinden uzak görmesinin tek sebebi belki’de kitaplardı çünkü benim için kitaplar bir mana ifade ederken çevremdeki insanlar için bazen bir ifade birimine bile girmeyebiliyordu..Ve burada da yine bir savaşım vardı ne yapabilirim de karşımda ki insan kitap sevebilir..Bunun içinde bir püf nokta koydum ve ona göre yol izledim..İlk önce karşımda ki insanı dinleyip sonra ona göre kitaplardan bahsetmeyi bir amaç edinmiştim..Ki böyle olunca karsimdaki insan bundan bilhassa konustuklarimizdan hoşnut oluyor ve merakla bakıyordu …
İnsanlara uzak durmak yerinde insanların içinde olmayı seven ve kendi öğrendiğim kadar çevremdeki insanların öğrenmesini isteyen ve telefonuma atılan mesajları başkaları aracılığı ile değilde..Kendim cevaplamayı daha doğru buluyorum..Birebir insanlarla ilgilenmek ve onlara yardımcı olmak benim huyum olmuştu adeta hatta bu sayfada atmış olduğum yazılardan sonra bunlara cevap veren arkadaşlarımızın mesajlarına cevap veridigimiz için şaşıranlar oluyor..Yazarlık yaptığım için fakat yazarlık yapmam benim insanlar daha samimi olmam gerektigini bana hissettiriyor …

Çünkü biliyoruz ki ” hepimizin kalbi pamuk ipligine bağlı” 
Bir eser yazıp insanlardan uzak durup hiç birşeyi yapmayan egoist bir insan tipi olmak asla istemem…

Ayşenur TOKSÖZ gazeteci yazarlık şairlik ve bunun dışında psikolog eğitimciliği yapmakta olup köşe yazarlığıda yapmaktadır…

Yazarın diğer eserleri:

İrade eğitimleri ile mütefekkirlerin dünyası 

Bu kitap fikirlerin ve düşüncelerin içinde ki öz manayı ifade etme amacı ile yazılmış insan psikolojisi ve şiir tabiatını ön planda tutan eserdir..

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir