Akıl İle Münakaşa

Akıl İle Münakaşa

Bedenlerinize sığdırdığınızı ben aklıma sığdırıyorum. Bu günlerde her şeyin bir kılıfı var. Ama ben kılıfta istemiyorum. İnsan insandır ve kılıfsızdır. Tanrının giydiklerinizle ilgilendiğini de düşünmüyorum. Akıl ne giyiyor ona bakıyorum. Bu akıl nasıl bir dehliz bazen şaşırıyorum. Akıl bedene sığmaz, urba giymez. Aklımı pazara da çıkaramıyorum. Ama “aklını başına al, zekânı konuştur” gibi kavramları çok önemsiyorum. Zira akıl bir en güzel nimet ise onu kullanmayarak şükürsüzlük mü ediyorum. Kalbimi dolduran sevgiye susuz bir cevap istemiyorum. Yanlış yerden düşünürsem affet beni Tanrım. Bazen duyduklarıma inanamıyorum. Neden yaşadığını bilmek çok önemli, ben bazen unutuyorum. Yaşadıklarıma ve yaptıklarıma inanamıyorum. Aklımı kullandığım her şey bana ne kadar da anlamsız geliyor. Mesela bıraksam kendimi aşağı diyorum. Aklım olmayınca canımda yanmıyor. Duygular peki diyeceksiniz, onlara da akıl karar veriyor. Hisler mi, onlar her zaman bir sonuçtur. Aklın sebep olduğu duygular ruhumuza dokunuyor. Sonra da olanlar oluyor. Acı, keder, mutluluk vesairelerden bir his kendini gösteriyor.


“Sonuçlarına katlanmak” derken hissettiklerini kaldıra bilecek misin demek isteniyor. Ama akıl diyorum hepsini akıl başlatıyor. Mesela ben aklını susturabileni görmedim daha. Hislerine engel olanı da görmedim. Peki ne mi oluyor? İşte beden, gerçekten bir Pazar yeri gibi akıl üretiyor, hisler satılığa çıkarılıyor. Kavramlar için hepinizden özür dilerim. Zira gözyaşı gözlerden akıyor. Mesela gülmek de en çok kadınlara yakışıyor, bu adamlar nereye bakıyor, bu çocuk neden ağlıyor, herkes beni alkışlıyor…


Peki bu göz yaşına kaç hüzün sığıyor. Tebessüm sadakadır diye boşuna söylenmiyor. Ya bu alkışlar… kaç el var orada, ne kadar ediyor. Unutulmasın bunların tümünü beden yapıyor. “Satarım canımı alan bulunmaz” diyor. Kıymet verdiğiniz o bedenler Pazar yeri gibi. Hisler kendini sergiliyor. Bu kadın açık giyinmiş, bu adam dar giyinmiş, erkek küpe takınca züppeymiş, kadın güldü diye fahişeymiş, erkek ağlarmıymış, kadın gülermiymiş, açık giyininca tahrik olunuyormuş, kapalı giyinince gericiymiş. Peki bunları düşünen aklınız nereliymiş? Pazar da elma mı bitmiş? Yaradan aklı neden vermiş?

Sümeyye Gedik

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir